-Hatay Büyük Şehir Belediyesi ile senin için nasıl bir dönem geçiyor, kendini nasıl hissediyorsun?
Anna Vajda: Burada gerçekten çok mutluyum. Sezona harika başladık. Bu takımın bir parçası olduğum için gurur duyuyorum. Biz, bir takımdan fazlasıyız. Sağlam bir kimya yakaladık ve bence maçları kazanmamızın anahtarı da bu. Ekibim için en iyisini umuyorum, inşallah böyle devam ederiz. 

-Antrenörünüz Ekin Baş sizi maçlarınızın çoğunu kazandığınız bu başarılı gidişatta nasıl etkiliyor?
Anna Vajda: Onunla çalışmak benim için çok iyi oluyor çünkü kendimi rahat hissetmemi sağlıyor. Bana güveniyor ve bu bir sporcunun antrenöründen isteyebileceği en önemli şey. Ekin Hoca biliyor ki 30 yaşın üzerinde oyuncular biraz özgürlük isterler, o da bize oyunu okumamız için bu özgürlüğü veriyor. Kendi fikirlerimizi sahaya yansıtmamıza fırsat tanıyor. Hocamız ile bir dayanışma içindeyiz, mesafeli değiliz. Ona büyük saygı duyuyoruz ve bu samimiyetten menfaat sağlamıyoruz. Bence tüm bu bahsettiklerim sayesinde şu anda başarılıyız. 

-Beş yıl önce Türkiye?de Fenerbahçe forması giyiyordun. O zaman Türkiye?deki Süper Lig ile günümüzdeki arasında sence neler değişti?
Anna Vajda:  Bu zor bir soru oldu. Türkiye?de lig gerçekten çok zor, bence Avrupa?nın en sert ligi. Her sene birçok şey değişiyor. Yenilenen yabancı kuralının etkilerinden bahsedebilirim, artık dört yabancı sahada olabiliyor. Ben Türkiye?de oynamaktan dolayı çok mutluyum. Burada kendi oyunumu da geliştirebiliyorum.

-Son olarak Macaristan milli takımı ile geçirdiğin dönemden bahsetmek istiyorum. Milli takımın yıldızı olduğun dönemi nasıl hatırlıyorsun?
Anna Vajda: Ekibin yıldızı değildim, bir parçasıydım. Şimdi artık yaşlandığım için onlara teşekkür ettim ve takımdan ayrıldım. Son Avrupa Şampiyonası?ndan sonra Macaristan milli takımına veda ettim. Bundan sonra umuyorum ki genç oyuncular bizim geçmişte başardıklarımızdan çok daha önemli işler yaparlar? Gençlere de bana ihtiyaçları olduğu sürece yanlarında olacağımı söyledim zaten. Yani takımdan ayrıldım ama onlardan kopmadım diyebilirim. 

Röportaj: Şansın Tokyay