-Beşiktaş, Avrupa?daki ilk durağın oldu. Türkiye?ye gelirken neler bekliyordun ve nelerle karşılaştın?
Açıkçası buraya gelirken ne beklediğimi bilmiyordum; neticede Amerika?dan ilk defa ayrılıyorum. Geldiğim zaman ise İstanbul?u çok beğendim. Kulübü ve takım arkadaşlarımı sevdim. Benim için şimdiye dek her şey çok güzel bir tecrübenin parçası olarak devam ediyor?

-Oyun kurucular, antrenörlerin düzenlerini sahaya yansıtmak adına aracı olurlar. Sen sezon sürerken yaşadığınız koç değişiminden nasıl etkilendin?
Oldukça erken bir antrenör değişikliği yaşadık ama Yağızer Hoca?ya alışmak konusunda hiçbir sıkıntı çekmedik. O, beraberinde harika bir uyum ile geldi. Tabii yaşadığımız sıkıntılar malum, sakatlıklarla boğuşmak zorunda kaldık. Yine de kendimizi iyi toparladığımıza inanıyorum. Sağlıklı olduğumuz ve bir arada kaldığımız sürece her şeyi başarabilecek bir takımız.

-Bir oyun kurucuya göre bir hayli fazla ribaund alıyorsun. Bu, üzerinde mesai harcadığın bir nokta mı?
Uzun oyuncular ribaund almak için bir hayli çaba sarf ediyorlar ve ben de onların yükünü hafifletmek adına elimden geleni yapıyorum. Neticede hangi pozisyonda sahada olursan ol,  ribaund alabileceğini hissettiğin zaman, almak için ne gerekiyorsa yapmalısın?

-Kendi takımının asist liderisin ve lig genelinde de sıralamada üst sıralardasın. Kendini başarılı buluyor musun?
Asistlerin çoğunu oyun kurucular yapar, bu ekstra bir durum değil. Yapmaya çalıştığım tek şey oyunu takım arkadaşlarım için daha kolay hale getirmek için çabalamak. Bu konuda da evet, başarılı olduğumu düşünüyorum.

-Sezon başında antrenmanlarınızı yaptığınız Akatlar Spor Kompleksinde oynadığınız seyircisiz maçlar oldu. Bunlar haricinde Sinan Erdem Spor Salonu ev sahipliğinde mücadele ediyorsunuz. Alıştığın salonda maç yapmamak seni nasıl etkiliyor, ya da etkiliyor mu?
NBA?de de antrenman yaptığın salon ve maç yaptığın salon farklıdır. Bu benim için yabancılık çekmeme neden olacak bir hadise değil çünkü zaten böyle bir düzene aşinayım. Bir etkisi olmadı diyebilirim. Sinan Erdem Spor Salonu, çok büyük ve güzel bir salon. Biz de kendi evimizde genellikle güzel sonuçlar alıyoruz. Önümüzdeki haftalarda galibiyet sayımızı artıracağımıza da inandığımı eklemek istiyorum.

-Beşiktaş taraftarı ve onların maç üzerindeki etkisi konusunda yorumların neler olur?
Taraftarımız tek kelime ile harika! Zaten kendi evimizde aldığımız başarılarda onların payı çok büyük. Evimizde kolay maç kaybetmiyor olmamız tesadüf değil. Onlara çok teşekkür etmek istiyorum. Benim en çok istediğim şu ki kazanmaya devam edelim ve taraftarımız salonumuzu tamamen doldursun.

-İstanbul hakkında neler söyleyebilirsin? Bu şehirle ilgili en çok dikkatini çeken özellik ne?
Sanırım trafik diyebilirim. Özellikle maç günleri Sinan Erdem?e gidiş ve geri dönüş gerçekten büyük çile oluyor. Hayatımda gördüğüm en sıkıntılı trafikle burada tanıştım.

-Türkiye?de karşılaştığın geleneklere karşı yabancılık çektiğin oldu mu?
Kesinlikle çok farklı bir kültürle tanıştığımı söylemem gerekiyor. Burada gördüklerimi Amerika?da yaşadığım hayatla pek de bağdaştıramadığım doğru. Yine de ben bu kültürü kısa zamanda sevdim ve bir hayli de alıştım. En önemlisi insanlar çok sevecen ve iyi niyetli. Şehri de çok seviyorum. Çok güzel restoranlar ve gezilecek yerler var. Burada yaşamak bana huzur ve mutluluk veriyor.

Röportaj: Şansın Tokyay