EuroLeague ile iletişimin iyi olduğunu belirten Garbajosa, şunları dedi: “İletişimimiz çok iyi. Dejan Bodiroga ile ilişkim çok akıcı ve dostane. Kulüplerle de açık ve doğrudan bir ilişkimiz var. Herkes EuroLeague ile bir anlaşmaya varmak için çalışıyor. Görülmesi gereken şey bunun mümkün olup olmadığı. Umarım mümkündür. Ancak sonuçta bu bir model meselesi. Bir tarafta basketbola tutkuyla bağlı yatırımcıların ve futbol kulüplerinin finanse ettiği mevcut yapı var. NBA ise kulüplerin zarar etmediği, sürdürülebilir ve gelir üretebilen bir iş modeli oluşturulabileceğine inanıyor.

NBA Avrupa projesinin ekonomik sürdürülebilirlik üzerine kurulduğunu söyleyen Garbajosa, şunları dedi: “NBA ile konuştuğumuzda bize, ‘Kulüplerin zarar etmesinden endişe duyuyoruz’ diyorlar. Bunu ben söylemiyorum, bütçeler söylüyor. İlk olarak başa baş noktasına ulaşabilecek, ardından da basketbolun gelişimine yeniden yatırım yapılabilecek kar üretebilecek bir iş modeli oluşturabileceğimize inanıyorlar. Şu anda 13 çok önemli kulübün olduğu ve takdiri hak eden bir model var. Ancak bu 13 kulüp Avrupa’nın ve dünyanın geri kalanının nasıl oynayacağını dikte edemez.”

NBA Avrupa modelinin yerel ligler için de önem taşıdığını ifade eden Garbajosa, şunları dedi: “Bu modelin herkese, özellikle de yerel liglere fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Çünkü yerel ligler sonunda takımlarının bu organizasyona erişebildiğini görecek. Plan temel olarak bu. Hem BCL şampiyonundan hem de yerel lig şampiyonlarının ara turnuvalar üzerinden katılımından söz ediyoruz. Bu turnuvanın yalnızca 12 lisanslı kulüp için değil, tüm ekosistem için büyümesini istiyoruz.”

BCL’e olan ilginin şimdiden arttığını belirten Garbajosa, şunları dedi: “Bu sezon katılım için gerçekten büyük bir yarış var. İsim vermeyeceğim ama ‘Bu yıl yer var mı? Dağılım nasıl olacak? Nasıl girebiliriz?’ diye inanılmaz sayıda telefon alıyoruz. BCL sadece 10 yıllık bir organizasyon ama kulüpler için çok cazip bir hale geldi. Sadece NBA ile ilişkilendirilmesi nedeniyle değil, bu 10 yılda kendi itibarını oluşturduğu için de büyük ilgi görüyor.”

Yeni sistemin kulüpler ve oyuncular üzerinde heyecan yarattığını söyleyen Garbajosa, şunları dedi: “Yeni bir proje oluşturduğunuzda yapmak istediğiniz şey heyecan yaratmaktır ve bu proje tam olarak bunu yapıyor. İnsanlar artık, ‘Bu turnuvada yer alır ve bunu hak edersem bir üst seviyeye çıkabilirim’ diye düşünüyor. 12 lisanslı kulüp ekonomik gelir dağılımından pay alacak ancak o sezon sportif başarıyla katılım hakkı kazanan takım da aynı ekonomik dağılımdan faydalanacak. Tek fark bunun kalıcı olmaması; her yıl yeniden hak edilmesi gerekecek. Bu modelin EuroLeague modelinden en büyük farkı bu. Sporun köklerine dönmek istiyoruz; iyi oynarsanız yükselirsiniz, kötü oynarsanız düşersiniz.”

EuroCup şampiyonu olan Bourg örneği üzerinden mevcut sistemdeki sorunlara da değinen Garbajosa, şunları dedi:

“Bir kulübün sahada bir ödül kazanıp sonra bunu kabul etmemesi hepimizi düşündürmeli. Burada özellikle EuroLeague’den bahsetmiyorum; hepimiz, bir kulübün hak ettiği ödülü kabul etmemesinin bir şeylerin düzgün işlemediğini gösterdiğini düşünmeliyiz.”

Fenerbahçe ve ASVEL’in EuroLeague’de kalma yönündeki kararlarının NBA Avrupa planlarını etkileyip etkilemediği sorusuna Garbajosa, şunları dedi: “Hayır, hiç etkilemiyor. NBA, belirlediği adımların planlandığı şekilde ilerlediğine inanıyor. Gelecek konusunda birlikte çok iyimseriz.”

Genç oyuncuların NCAA’e yönelmesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Garbajosa, şunları dedi: “Açık bir alana çit çekemezsiniz. Oyuncunun, sözleşmelere saygı duyulduğu sürece nerede oynayacağına karar verme hakkı vardır. Ancak bir kulüp her yıl bir oyuncunun gelişimi için binlerce euro yatırım yapıyorsa, bu yatırımın karşılığının alınması adil olur. NBA ile bu konuda bir anlaşmaya vardık. Maaşın yüzde 5’i oyuncuyu yetiştiren kulüplere gidiyor. Aynı mekanizmaya NCAA ile de ulaşmak istiyoruz.”