01-01-2014 TAYLAN DÜNDAR

Bugün (08 Mart 2012) günü oynanacak maçlarla "Basketbol Ünilig" başlıyor. En büyük temennimiz, basketbolumuza ve diğer branşlara olumlu etkilerinin olacağı yeni bir oluşum olmasıdır. Bununla beraber, gerçekleştirilmesi geç kalınmış olan bu organizasyonda sorunlar ve karmaşıklıklar göze çarpıyor. En dikkat çekici sıkıntı, üniversitelerin yarışmalara katıldıkları 2 ayrı organizasyon olması. Ünilig organizasyonu ile ilgili görüşlerimi birkaç yazı altında toparlamaya çalışacağım.

Ülkemizde üniversiteler arasında yapılan spor organizasyonlarını düzenleyen ve koordine eden bir federasyon mevcut. Adı Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF). Üniversiteler spor faaliyetlerinde bu federasyona bağlı. TÜSF, Uluslararası Üniversite Sporları Federasyonu (FISU) ve Avrupa Üniversite Sporları Birliği (EUSA) üyesi. Düzenlenen ligleri yada yarışmaları derece ile bitiren üniversite takımları Avrupa'da yapılan şampiyonalara da katılıyorlar. Üstelik oldukça başarılı da oluyorlar. Basında pek öne çıkmasa da, son 10 yılda Dünya Şampiyonlarına katılan federasyonlar içinde madalya sıralamasında TÜSF ilk sırada yer alıyor. Uzun lafın kısası, sessiz sessiz faaliyetlerini düzenleyen ve her sene üzerine koyarak daha gelişen ve 2006 yılından beri mali ve idari olarak özerk bir federasyon var.

1996 yılında faaliyetlerine başlayan TÜSF'ün, uzun yıllar doğru düzgün bir ofisi bile yoktu. Federasyon Koç Grubu ile yaptığı sponsorluk anlaşmasından elde ettiği gelir ile 2 sene önce güzel ve çalışılabilir bir binaya taşındı. Elinden geldiğince ve bütçesi yettiğince personel sayısını arttırmaya çalışıyor. Koç Grubu ile beraber "Koçfest" adı altında "üniversite sporcuları için hedef" olmuş önemli bir organizasyona imza atıyor. 2012 yılında TÜSF'ün faaliyetlerine 51 üniversitenin ev sahipliği ile 151 üniversite katılmış.  Bu güne kadar 13 uluslararası faaliyet düzenlemiş TÜSF. Bunların içinde, binbir sorun ile mücadele ederek gerçekleştirilen ve başta siyasiler olmak üzere başarıyı birçok sahiplenenin olduğu, 2005 yılında İzmir'de düzenlenen Dünya Üniversiteler Yaz Oyunları (bizim bildiğimiz adıyla Universiade) ve 2011 yılında Erzurum'da düzenlenen Dünya Üniversiteler Kış Oyunları öne çıkan en önemli organizasyonlar. Bu iki organizasyonda, şu ana kadar muhatapları arasında en iyileri. Belki de en önemli bilgi, 2012 yılında 19.420 sporcu TÜSF faaliyetlerine katılmış.

Federasyon başkanı Prof. Dr. Kemal Tamer, her sezon başında düzenlenen üniversiteler koordinasyon toplantısında, her konuşmasında üstüne basa basa yukarıda istatistiklerinde yer aldığı bilgilerdeki başarı ve yükselişin gerçek paydaşlarının üniversiteler ve onların destekleri olduğunu belirtir, teşekkür eder. Gerçekten de öyledir. TÜSF'e hayat veren üniversitelerdir. TÜSF'ün organizasyonel anlamda bazı sorunları olabilir, ama imkanları dahilinde sürekli üstüne koyarak yükselen bir federasyondur. Üniversitelerde bu federasyona destek vermektedir. Sorunlar elbette vardır, ama belki en önemlisi bu federasyon ve üyeleri kendi iç sorunlarını konuşarak çözmeye çalışmaktadır. 12 Ocak 2013 tarihinde üniversitelerin spor koordinatörleri, Sağlık Kültür Spor Daire Başkanları ve Beden Eğitim Meslek Yüksekokulu (BESYO) müdürlerinin katılımıyla gerçekleşen son üniversiteler koordinasyon toplantısından da çıkan sonuç, Ünilig sorunları odaklı olmuştur. Üniversiteler özellikle "ünilig" organizasyonunu branşların ilgili federasyonlarının değil TÜSF'ün yapması konusunda isteklerini belirtmiş ve sözlü olarak karar almışlardır.

Bu şu anlama geliyor. Üniversiteler, Ünilig'in Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu'nun elinden alınmasından rahatsız. Daha önce yapılmayan bir lig için özellikle "elinden alınan" tabirini kullanıyorum. Çünkü geçen seneye kadar lig organizasyonu bakanlık tarafından TÜSF'e verilmişti. O günden bu güne nelerin değiştiğini kamuoyuna bakanlık tarafından fazla bir açıklama yapılmadığı için bilemiyoruz. Ama bu geçen zamanda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu başkanlık seçimi de yapıldı ve Prof. Dr. Kemal Tamer tek aday olarak girdiği seçimde yeniden başkan seçildi.

Bakınız, 22 Şubat 2013 günü imzalanan protokolden hemen sonra uzatılan mikrofona, Türkiye Basketbol Federasyonu başkanı Turgay Demirel ne diyor: "Üniversitelerde müsabakaların lig şeklinde düzenlenmesi ve bunu ilgili federasyonalar tarafından düzenlenmesi önemli bir adım. Bu uzun yıllardır bizimde üzerinde önemle durduğumuz ama üniversiteler federasyonu bölümünden bir noktaya varamadığımız için üstümüze alamadığımız konuydu. Şimdi sayın bakanın inisiyatifiyle bunu federasyonlar düzenlemeye başlıyor ve olumlu bir gelişme. Basketbol için çok heyecan verici bir proje. İlk senesi belki az üniversitenin katılımı ile geçecek ama ikinci seneden itibaren çok heyecanlı ve başarılı bir lig olacağını ve basketbol federasyonu için elimizden gelen herşeyi yapacağımızı söylemek istiyorum". 

Görüldüğü gibi Turgay Demirel önümüzdeki senelerde bu lige ilginin daha da artacağından emin. Ben ise gerçekten üniversitelerin tutumunu merak ediyorum. Ben, Turgay Demirel kadar emin değilim, ama emin olduğum bir nokta, bu karmaşıklığın ve parçalanmanın önümüzdeki sezonlarda artabileceği yönünde. Bizler, tabi ki iki federasyon arasında lig organizasyonu konusunda yapılan görüşmeleri bilemeyiz (Kamuoyuna yapılan bir açıklama yok), ama elimizdeki bilgilere bakıldığında bir iletişimsizlik göze çarpıyor.

Türkiye Basketbol Federasyonu, mali ve organizasyonel yönden çok güçlü bir federasyondur. Tüm üniversiteler bu lige katılsa dahi bunu organize edecek güce sahiptir. Ama gerçekten bu ligi Türkiye Basketbol Federasyonu mu düzenlemeli midir? Ünilig'in, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu'nun elinden alınması doğru mudur?

Bu organizasyonun, Türkiye Basketbol Federasyonuna çıkartacağı sorunlardan ve Ünilig organizasyon yapısından bir sonraki yazımda bahsedeceğim.




TAYLAN DÜNDAR Diğer Yazıları
Detay Sağ 1 - 300x300 (google)
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Detay Sağ 2 erboy  - 300x250