05-10-2015 SEZAYİ ERDÜL

Babam rahmetli olunca, annemin köy ebeliği sebebi ile çocukluğumun büyük bir kısmı Manisa dağlarındaki köylerde geçti. İlk okula Manisa’ nın Muradiye Nahiyesi Osmancalı köyünde başladım. Annem köylerdeki elverişsiz şartlarda köy ebeliğini yürütebilmek için bazen beni de yanına alır, eşek veya at sırtında köyleri dolaşırdık. O köylerin çobanları keçilerini, koyunlarını, kucağa almış kuzularını o mera senin bu ova benim dağları aşa aşa gezdirirdi hayvanlarını akşam hava kararmadan da hayvanlarını ağıla getirir sütlerini sağarlar dı. Yolları olmayan dağlar da bazen yürümek zorunda kalırdık sık sık, bende sağda solda , yerde ne görürsem çocukluk aklımla avucuma toplar anneme sorardım ne olduklarını, Papatya, Ada çayı,kekik,sahlep çiçeği,kantoron otu aklınıza ne gelirse tüm bitki ve çiçeklerin çeşidini Yunt Dağlarında öğrendim ben. Birde köydeki tarlaları ayıran taşlar ve üstlerindeki çalılara takılmış yünleri yapağıları öğrendim hangi hayvana ait olduğunu. Keçi kılımı yoksa koyun yapağısımı ? Koyun ve keçi kıllarından yararlanmak Yuntdağı köylerinde yaşayan kadınların becerileri ile yaşamlarına kazandırdıkları bir gelir kaynağıdır. Çok uzak değil Yuntdağında ki köylüler çok iyi başarırlar bunu.

Konumuz spor olunca bu yazdıklarının ne anlama geliyor demeyin, son günlerde Karşıyaka kulübümüzde o kadar olumsuz olaylar gerçekleşiyor ki biz spor adamları olarak bunların hiçbirisine akıl sır erdiremiyoruz. Futbol branşındaki karışıklıkları ilgim alanı dışında tutmak istiyorum ama duyarsız da kalmıyorum. En son Pınar Cup Turnuvası adı altında düzenlenen dörtlü basketbol turnuvasında olanlar, müsabakaları seyretmeye gidenleri şok bir olayla karşı karşıya bıraktı. Şube yönetiminin yaş grubu sınırı koymaksızın ve tüm yaş grubunu biletsiz salona almaması büyük tepki topladı. Üstüne üstlük Kaf Kaf’ın eski oyun kurucusu, TBF Basketbol Antrenör Eğitmenlerinden Osman SAVRAN’ ın yorumculuğunu yaptığı maçların televizyon kanalından naklen yayınlanmasına rağmen, hemen hemen her kesimin tepkisini çekti bu karar. Sosyal medyada yapılan yorumlar hiçte hoş değil. Bu yorumlardan biride bana ait aynen şöyle; “ Yapma be KAF KAF. sen sporu sevdirecek ve kendine taraftar kazandıracaksın. Okullara bedava bilet verip "O SALONU" doldurmalıydın. Boş salonda spor yapmak hoşunuza gitti mi ? Değerli başkanım Ali Erten bana bir organizasyon sorumluluğu ver o salonun bir bölümünü her maçta basketbol aşığı çocuklarla doldurayım.” Kısa ve öz, yönetimi eleştiri bombardımanına tutan taraftarlar, bu uygulamanın en kısa sürede kaldırılmasını talep ediyorlar. Ben de diyorum ki. Sayın yöneticiler ve hasbel kader yönetime seçilenler, siz orada yönetici olana kadar salona biletle girdiniz mi ? Çocukların KSK sevgisini öldürmeye hakkınız yok. Bir an önce verdiğiniz karardan dönün. Önceliğiniz sporu sevdirmek olmalı, en önde oturan çocuğun başını okşayacak bir sporcunuzun neler kazandırabileceğinizi düşünmelisiniz. Yine ön saflarda oturan o çocuklardan birinin sporcunuzdan alacağı o terli forma ile onun gelecekteki fikrini nasıl değiştirebileceğini düşünmelisiniz, Amerikan basketbolundaki gibi “I LOVE THİS GAME” değil ben KAF KAF’ımı seviyorum diyecek bir nesile yol açmalısınız. Unutmayın keçi kılından yararlanmak dağlılara özgü bir yöntemdir. Koyundan da bir post çıkar. Spor severin de sevdiği bir tek branş olabilir.

Bu yaptığınızı kınıyor ve size Allah'ın akıl ihsan etmesini, aklınızın başınıza gelebilmesi için kafanıza taş düşmesini ve de şeref tribününde maç izlerken ayaklarınıza en uzun boylu basketbolcunun basmasını diliyorum. Unutmadan bir şey daha soracağım basketbol de kombine satışlarına ilgi nasıl, satışlar iyi gidiyor olmalı ki hazırlık turnuvasında salon bomboştu da.   




SEZAYİ ERDÜL Diğer Yazıları
Detay Sağ 1 - 300x300 (google)
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Detay Sağ 2 erboy  - 300x250