29-05-2021 NEJAT SAYMAN
Bu gece finale kalan bir takımın ARTI EKSİ (+ -) değerlendirmesini yapmak benim için çok zor buna inanın.Yazarlık,yorumculuk kolay değildir.Sanmayın ki mikrofonun başına ya da klavyenin başına geçince her şey kolaydır...bakalım sağlıklı bir değerlendirme ortaya çıkarabilecek miyim? Çok şaşkınım öncelikle...
Efes Real Madrid sonrası yazım gibi 1975 yılından beri BİZZAT şahit olduğum,kurulan altyapısına dahil olmak için aylarca genç takım ile antrenmanlar yaptığım ancak kulübümün bonservisini vermediği için dahil olamadığım,formasını giyemediğim bir kulüp.Sonrasında Koçluğumu geliştirip A takım yardımcı Koçu ve Altyapıda yıldız-genç takım Koçluğu yaptığım bir kulüp.1975 yılından beri aynı Başkan yani Tuncay Özilhan ile Başkanlık rekoru kıran ve yatırımını ASLA geri çekmeyen buraları çok çok önce hak eden bir kulüp.En çok Özilhan için seviniyorum çünkü Türkiye'de Basketbolu bu kadar destekleyen hiç bir kulüp ve başkan olmadı.Bu gece 2.Euroleague Final Four başarısını Özilhan yaşamış oldu.Ona çok özel şapka çıkarmak gerek.
Gelelim maça.....Sezon boyu iniş-çıkış yaşayıp hayal edilen performansı net göstermese de kapasite olarak burayı fazlaca hak eden bir takım.Hep söylediğim gibi Sistemi kurma ve oyuncu seçiminde son derece başarılı olan bir Ataman...son 3 sezona damgasını vuran bir Efes takımı...Bunu söylerken sadece skor odaklı söylemiyorum.Ortaya konan Basketbol kalitesi başta olmak üzere söylüyorum..
Sezon başına şampiyonluk adayı olarak başlayıp çok sayıda iç sıkıntı ve sakatlık yaşayıp 1 (BİR) seviye aşağı düşüp yine de ayakta kalmayı başaran bir rakip...Avrupa'nın en köklü Basketbol kulüplerinden CSKA Moskow...son yılların F4 ve final gediklisi bir CSKA...15 yıl Avrupa'nın efsane lideri Obradovic ile çalışan ve inanılmaz bir Basketbol görgüsüne sahip olan bir Itoudis...
Maçın başlangıç ve bitişi arasındaki inanılmaz gel-git ile gerçekten çok yoruldum.Anlam veremediğim artı ve eksiler oldu.Bir takım nasıl bu kadar ani 100 kilometre hıza çıkıp 10 kilometre hıza düşer?
Finale kalmak beklediğimiz en harika şeydi ve Efes bunu sezon boyu oynadığı Basketbol ile zaten hak etti..Bu gece umutlu gelen CSKA'yı çoğu bölümde denize döktü...maç hazırlığını teknik ekip harika yapmış zaten..takım çok formda ve hiç bir şey yapmayıp seyretsen 20 sayı ile kazanıyor zaten.Itoudis tüm oyuncularından verip almaya çalışıp maçın büyük bölümünde duvara çarpsa da yine maçı son topa getirdi...hem de 2.yarıdaki 21 sayı farka rağmen...Clyburn şutu soksa Basketbol tarihimizin en hazin gecelerinden birini yaşayacaktık ama ilahi adalet devreye girdi ve Efes kazandı...Emekler tüm takım için ve alkışlar tüm takım için...Final ise, o günü kimin daha inançlı ve az hata yaptığı ile ilgili bir gündür.2 gün takımlar bunu başarabilmek için hazırlanacak.Hak eden kazanacak...tuhaf hakem hataları olmazsa...
Gelelim Ergin Ataman'a..Takım kimyasını kurup doğru sistemi bulmak ve oyunculara özgürlük verip çok daha rahat oynamalarını sağlama konusunda hep çok başarılı oldu ve hala da oluyor.Bu oyuncular bundan daha iyi zaten oynayamaz.Buralarda Ataman sonsuz alkışı hak eder her zaman.Ancak tıpkı yıllar boyunca YETENEK VE ZEKALARINA aşırı inandığım Halil Üner ve Murat Didin gibi Basketbol sahası dışı işlere fazlaca konsantre olduğu için Euroleague'de ülke dışına zor çıkabiliyor.Sadece takımına ve Basketbola konsantre olmak yerine ekstra işlerle uğraşmak bir yerden sonra konsantrasyon kaybı yaratıyor.Halil Üner ve Murat Didin birbirine rakip müthiş ŞEYTANLARDI...Ataman da bu grupta...özellikle 90'lı yıllarda Avrupa'da fazlaca kaliteli Koç sıkıntısı yaşanırken Üner ve Didin'in Türkiye dışına çıkamaması tuhaftı.Aynı şeyi Ataman ile yaşıyoruz...çok uzun yıllardır ülke dışına çıkamıyor.Problemi de çözemiyor ama.Perasovic'ten sefil halde devraldığı Efes takımını harika seviyeye getirdi ama bir yerde taklıp kalıyor.
Bunları yazmak zorundayım çünkü ülkede ne yazık ki yazabilecek cesarette kimse yok.Hep iyi, hep şak şak...o zaman takımlara ve Koçlara kötülük yapıyoruz.Real Madrid serisinde yaşanan Koç katkısı sıkıntısı bu gece de devreye girdiyse Ataman şapkasını önüne koyup iyice düşünmelidir.20'li sayılardaki maçlar son topa kalıp ya da kaybediliyorsa Koç katkısı çok az seviyede demektir ki zaten herkes bunu söylemeye başladı.Bugün finale kalma maçı varken basında dolaşan Fenerbahçe-Obradovic-Beşiktaş-Galatasaray gibi alakasız konulara takılması ve yine BEN demesi hoş görünmedi.Odasında maça konsantre olması gerekirdi.Bu arada göz ucu okudum...Eğer eski bir röportajı provakasyon amaçlı bugün söylenmiş gibi yayınladılarsa sözlerimi geri alıyorum....Obradovic kendisine tezahürat yapıldığında benchi gösterip onları alkışlatan örnek bir Koçtu...50 yıl daha bir Obradovic asla gelmeyecek...10 senedir söylüyorum..Adam evinde televizyondan F4 seyrederken bu şekilde anılması gerçekten tuhaf...Ataman yanındaki şakşakçıları eleyip DOĞRULARI SÖYLEYEN kişileri dinlerse çok daha doğruyu yapar.Efes bir daha bu kadar dominant ve favori olduğu bir yılı göremeyebilir.Ben biraz sert yazar ve yorumlarım..bilinir zaten ama hiç yanılmadım...bunu da hatırlatmak isterim...
Efes'i harika galibiyeti için tebrik eder ve finalde başarılar dilerim…Sadece 1 (BİR) tane Efes var...PİLSEN ya da ANADOLU....tüm takım taraftarlarının sevip desteklediği nadir bir kulüp...üzmeyelim ve destekleyelim....Alkışlar Efes'e çünkü Efes Türkiye’nin takımıdır



NEJAT SAYMAN Diğer Yazıları
Detay Sağ 1 - 300x300 (google)
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Detay Sağ 2 erboy  - 300x250