YERLİ Mİ, YABANCI MI?
BBL'nin 27.haftasında bir tarafta 4 yabancılı ama Kerem Tunçeri,Cemal Nalga,Can Akın ve Ümit Sonkol gibi tecrübeli yerli oyunculara sahip Türk Telekom,diğer tarafta Ali Karadeniz(Michael Wright) dahil 6 yabancılı ama Altan Erol dışında sahada varlıkları ile yoklukları belli olmayan yerli statüsündeki oyuncu topluluğunu bünyesinde barındıran Mersin Bşb.'yi karşı karşıya getiren maçı kim mi kazandı ? Tabii ki tecrübeli Türklere sahip ev sahibi Türk Telekom...Skor:79-74
Peki,bu maçta Türk Telekom'un tecrübeli yerlileri çok mu iyi oynadı ? Tabii ki hayır ama skora olmasa bile yabancı oyuncu arkadaşlarını topla buluşturma becerileri ile(asist:17-14) karşılaşmanın skoruna etki etmeyi bildiler.
Play-Off'u hedefleyen Türk Telekom ile ligde kalma yolunda her maçı adeta birer final havası taşıyan Mersin Büyükşehir Belediyesi arasındaki koş-koş-at basketbolu maçın son anları hariç vasatın üzerine çıkamadı.Ribauntlarda (34-43) rakibine teslim olan ve Mersin ekibinin 13 top kaybına karşılık 15 top kaybıyla oynayan Başkent ekibinde maçın nasıl kazanıldığına inanın coach Ertuğrul Erdoğan dahil olmak üzere hiç kimse inanamadı. Mücadelede bir ara 12 sayı farkla ön geçen ve son 2 dakikaya da 3 sayı farkla önde giren Mersin Bşb.'de ise coach Mete Babaoğlu dışında hiçbir oyuncu maçın kazanılacağına inanmayınca eller-ayaklarda birbirine dolaşmakta gecikmedi.Yerli oyuncu sıkıntısı nedeniyle sürekli olarak yabancı oyuncu rotasyonuna yönelmek zorunda kalan Mete Babaoğlu'nun maçın kritik bu son anlarında gözleri bench'den gelip topu tutacak,arkadaşlarını sakinleştirecek ve yabancıların hoyratça top kullanmalarına dur diyecek bir yerliyi aradı ama nafile...Atı alan Üsküdar'ı geçmişti bile...
Bu karşılaşmada gösterdi ki ne kadar çok yabancı oyuncuya sahip olursanız olun eğer takımınızda tecrübeli veya sorumluluk almaktan çekinmeyen cesur TÜRK oyuncularınız yoksa işiniz şansa kalmış demektir.Hiç şüphesiz bugün Türk Telekom'un play-off'u kovalaması,Mersin Bşb.'nin ise Ligde kalma mücadelesi vermesi iki takımın bütçelerinden ve YERLİ OYUNCU SEÇİMİNE verilen önemden kaynaklı olduğu açık ve nettir.Bu mesaj doğrultusunda TÜRK OYUNCULARIN da kendilerine tanınan şansı iyi değerlendirmek zorunluluğu vardır.Nasıl olsa bu maçta antrenörüm beni oynatmaz diye düşünen çok sayıdaki TÜRK OYUNCUSU kendilerini geliştirmek yönünde hiçbir çabanın içinde olmazsa bugün Mersin ekibinin bench'te oturup sadece görüntü veren oyuncu pozisyonundan öteye gidemezler.Kısaca,''kızım sana söylüyorum,gelinim sen anla'' mantığı...
SAİT BAYDUR'U ÜZMEYİN...
Mersin ekibinin içinde bulunduğu bu sıkıntılı duruma en çok üzülenlerin başında hiç kuşkusuz takımın 70'lik genç delikanlısı (masör) SAİT BAYDUR geliyor.(Doğum tarihi:25/01/1944)
Bünyesinde görev yaptığı her kulübü adeta ailesinin bir parçası olarak kabullenen ve işini büyük bir ciddiyetle yaparken eğlenceli kişiliğini de sergilemekten çekinmeyen SAİT BAYDUR'un kenardan çırpınışlarını görünce gerçekten içim burkuldu.
''Milli Masör'' olarak da tanınan ve çok sayıdaki oyuncuyu maça sorunsuz hazırlamayı kendisine ilke edinen SAİT BAYDUR bana göre bu üzüntüyü asla hak etmiyor.Eğer takımın oyuncuları da benimle aynı düşüncedeyse kalan son 3 maç maçlarını hiç olmazsa SAİT AĞABEYLERİ için oynasınlar diyorum.
Bu arada karşılaşmanın başlamasına kısa bir süre kala Türk Telekom pardon Ankaragücü taraftarının yıllarca gönül verdikleri takımlarına büyük bir özveriyle hizmet veren SAİT BAYDUR ağabeylerine unutmadıklarını gösterip onu bulundukları tribüne davet ederek alkışlamaları karşısında İŞTE GERÇEK BİR VEFA ÖRNEĞİ demekten kendimi alamadım.Bu sevgiye ''bende sizleri hiç unutmadım ve unutmayacağım'' şeklinde sempatik jest ve mimikleriyle karşılık veren SAİT BAYDUR AĞABEYİMİZE bende uzun ve sağlıklı bir yaşam temenni ederken,Türk Basketbol ailesinin bu nadide değerlerine her zaman sahip çıkmasını diliyorum...
KISACA,EN GÜZEL VEFA ÖRNEĞİNİN İNSANLARA HAK ETTİKLERİ DEĞERLERİNİN YAŞARKEN VERMEKLE GÖSTERİLECEĞİNİ ASLA UNUTULMAMALIYIZ...