Euroleague'deki Barcelona deplasmanından 20 sayı farkla adeta vurgun yiyerek dönen yorgun ve moralsiz Fenerbahçe Ülker ile sezon başından beri ne oynadığı belli olmayan 5 bilinmeyenli denklem gibi çözülmesi çok güç Türk Telekom arasındaki 21.hafta mücadelesinde ne TAT vardı ne de TUZ(!)
 
Başkent'teki bu karşılaşmayı salondan veya televizyondan izleyemeyenler Fenerbahçe Ülker'in 69-63'lük galibiyetine bakıp mücadelenin çok çekişmeli geçtiğini düşünebilirler ama yanılırlar(!)
 
İki takımın da maç biran önce bitse de gitsek mantığıyla sürdürmeye çalıştıkları bu zoraki görevde başrolü Fenerbahçe Ülker'in ünlü coach'u Zeljko Obradovic ve Melih Mahmutoğlu kaptı.Barcelona karşısında alınan ağır darbenin etkisini üzerinden atamayan Obradovic'in takımının her olumsuz hareketinde adeta sinirinden köpürerek taşmasıyla kendine gelen Sarı Lacivertli oyuncular arasında başı çeken en etkili isim Melih Mahmutoğlu(15 sayı,7 ribaunt,2 asist) oldu.Genç yetenek,maçın çıkmaza girdiği anlarda cesurca sahne alarak attığı kritik basketlerle takımına galibiyeti getirmeyi başardı.Melih Mahmutoğlu'nun bu gayretlerine özellikle pota altında Türk Telekom'un uzunları Luksa Andric ve Cemal Nalga'ya üstünlük sağlayan Nemanja Bjelica'da (15 sayı,15 ribaunt,3 asist /double-double) eşlik edince Fenerbahçe Ülkerli oyuncular hem kendilerine küskün değeri antrenörleri Obradovic'in doğum gününde ona hediyelerin en anlamlısını vererek onun yeniden kalbini kazanmayı bildiler hem de kendi morallerini kısmen de olsa düzeltmiş olarak İstanbul'a döndüler.
 
Peki,Türk Telekom ne yaptı? sorusuna ise cevap bulabilmek çok güç(!)
Takımın beyni konumundaki Kerem Tunçeri'nin oyunda kaldığı yaklaşık 32 dakika içinde 4'te SIFIR iki sayı,5'te SIFIR üç sayı olmak üzere 9'da SIFIR SAYI ile SAYISIZ çıktığı yani SIFIR ÇEKTİĞİ bir maçı Türk Telekom'un kazanması düşünülemezdi ve öyle de oldu. Ribauntlarda 30'a 41 ile pota altını adeta rakibinin kontrolüne bırakan Başkent ekibinde Luka Bogdanovic(13 sayı,6 ribaunt,1 asist),Cemal Nalga(12 sayı,5 ribaunt,3 asist) ve Luksa Andric'in(11 sayı,2 ribaunt) çift haneli gayretleri ise ferdi teşebbüslerden öteye gidemedi.
 
Haftalardır görüldü ki,Türk Telekom'da ne kadar antrenör değişikliği yapılırsa yapılsın batı cephesinde yine değişen bir şey olmayacak(!) Yani,yine ''ESKİ HAMAM,ESKİ TAS''...
 
Sezon başında takımın kimyasına aykırı oyuncularla yola çıkan,yanlış antrenör seçimi ile sıkıntıları katlanan,sürekli değişen  yöneticileri ile kulüp yapısına darbe üstüne darbe vurulan ve ne kadar reklamı yapılırsa yapılsın Başkent seyircisini(Ankaragücü taraftarı hariç) kucaklayamayan Türk Telekom'un son durumunu görmek için(geçen sezonda da olduğu gibi) puan cetvelinde bulunduğu yere şöyle bir göz atmanız yeterli olacaktır kanısındayım(!)
 
Ne diyelim,ligin zirvesine oynayacak eski günlerdeki Türk Telekom gibi bir Türk Telekom için hayallerimiz yine bir başka bahara kalmış durumda. Ancak bu kafa yapısıyla gelecek günler ne getirir, hatta ne götürür o da kocaman bir soru işareti(?)