Eurocup'ta çeyrek-finale adını yazdıran ve son yıllarda basketbol tarihinde hep İLK'lere imza atan Pınar Karşıyaka,TBL'nin 22.haftasında Ankara'dan da rüzgar gibi geçti.
 
Play-off'u hedefleyen Türk Telekom'a konuk olan Pınar Karşıyaka maçtan 83-66'lık skorla galip ayrılırken,sergilediği süratli oyunuyla adeta rakibinin başını döndürdü.Özellikle 3 sayı çizgisinin dışından 14/35 isabet bulan Kırmızı-Yeşilliler,ribaundlardaki sıkıntısına rağmen(47-43) rakibinin yaptığı 14 top kaybına karşılık 6 top kaybıyla ve topu daha iyi paylaşarak(asist:14-23) farklı galibiyete uzandı.Pınar Karşıyaka'nın yoğun Eurocup trafiğinden dolayı oyundan çabuk düşeceğini düşünenler yanıldılar.Yorgunluğun aksine
tempolu oyunuyla 2.periyottan itibaren maçı koparan Pınar Karşıyaka'da Lietuvos Rytas maçının yıldızı ve Eurocup 8'li finallerinin son haftasının MVP'si John Diebler Türk Telekom karşısında da bıraktığı yerden devam etti.17 sayı,5/10 üçlük,3 ribaund ve 3 asistle mücadeleye damgasını vuran Jon Diebler farklı galibiyetin de mimarıydı.12 oyuncusunun 10'undan sayılar bulan ve bir ara farkı 28 sayıya kadar çıkaran Pınar Karşıyaka kenardan gelen oyuncularından aldığı 25 sayılık katkıyla ''işte takım gibi takım'' dedirtti. Maçın özeti ise Pınar Karşıyaka'nın terlemeden maçı kazanmasıydı. 
 
Türk Telekom'a gelince...
Başkent ekibi rakibinin hızına ayak uyduramadı.O eski heyecan ve hırsı Pınar Karşıyaka önünde göremedik.Daha önceki maçlarının aksine Evren Büker(14 sayı) dışında yerli oyuncularından skor katkısı alamadı.Özellikle hücumda çok telaşlı ve organize olmaktan uzak bir görüntü çizen Türk Telekom'un en önemli hücum silahı konumundaki Josh Carter'ın sakatlığı nedeniyle forma giyememesi
takımın adeta elini-kolunu bağladı.Ankara temsilcisinin daha önceki maçlarında da olduğu yine güçlü bir rakibi karşısında direnç gösterememesi ve mücadeleye erken havlu atması dikkatlerden kaçmadı.Kısaca Türk Telekom'un bu oyunuyla play-off'u zorlaması da zor görünüyor dersek fazla da abartmış olmayız hani(!)
 
Maçın en rahat isimleri ise hiç kuşkusuz iki takımın da coachları;Ufuk Sarıca ve Ercüment Sunter idi. Mücadele 2.yarıdan itibaren rutine binince iki takımın antrenörleri de oyuncularını adeta otomatik pilota bağlayarak adet yerini bulsun misali göstermelik molalarla ve taktiksel müdahalelerde bulunmayarak oyunun gidişatına ayak uydurdular.Bu durumda karşılaşmanın hakemleri;Engin Kennerman,İsmail Aydın ve Ergin Sarı üçlüsü ne mi yaptılar? Onlarda maçın tek taraflı gidişatını gereksiz düdüklerle kesmeyerek oyunu akışına bıraktılar.Kısaca ne etliye ne de sütlüye karıştılar,belki de ''SIFIR İTİRAZLA'' hakemlik kariyerlerinin en rahat maçını yönettiler.
 
Eurocup'ta Lietuvos Rytas ile oynanan maçta 126.5 desibel ile bir spor salonunda tezahürat ile ulaşılan ''EN YÜKSEK SES'' rekorunu kıran ateşli Karşıyaka taraflarının Ankara'daki kolunun Türk Telekom maçına fazla bir ilgi göstermemesi dikkatlerden kaçmadı.Bu arada salona gelen az sayıdaki Karşıyaka taraftarının takımlarını canla-başla desteklemesinin ardından dakikalar ilerledikçe farkın da yarattığı rehavetle olsa gerek ne hikmetse maçtan kopup (adlarını vermek istemediğim) başka takımlara karşı küfürlü tezahüratlarda bulunmaları karşısında salonda esen soğuk hava özellikle ailece maça ilgi gösterenleri buz kesmeye yetti de arttı bile...
Dost acı söyler derler ya işte Başkentten rüzgar gibi geçen Pınar Karşıyaka'nın bir grup taraftarına da bu tür küfürlü tezahüratlar hiç ama hiç yakışmadı.Bu böyle biline...