Tarihinde ilk kez FIBA Dünya Kadınlar Şampiyonası'na katılan Potanın Perileri,(B) grubundaki ilk maçında güçlü rakibi Fransa'yı 50-48'lik skorla mağlup ederken ulusça adeta öldük-öldük dirildik.
 
Ankara Spor Salonundaki mücadelede 2 perdelik bir oyun izledik.İlk yarıda oyunu iyi domine eden,iyi savunma yapan,çemberden dönen ikinci topları alan ve hep önde olan taraf Fransa idi.
 
2.yarıda ise tam bir Türkiye fırtınası izledik.Oyunun bu iki perdelik 2.bölümünde ikili oyunlarla basketler bulan,sert savunmasıyla rakibini yıldıran,boyalı alandan oynamayı hatırlayan ve 10 sayılık farktan gelip maçı kazanmayı başaran bir Türkiye vardı.
 
Uzun boylu oyunculardan kurulu Fransa karşısında ribauntlarda 30'a 40 ile rakibinin gerisinde kalan Potanın Perileri,Fransa'yı 11'e 18 ile daha fazla top kayıplarına zorlayarak ve topu daha iyi paylaşarak ribauntlardaki dezavantajını da kapatmış oldu.
 
Milli Takımımızda 3 oyuncu; Lara Sanders(13 sayı,7 ribaunt,1 asist),Işıl Alben(12 sayı,5 ribaunt,3 asist) ve Nevriye Yılmaz(10 sayı,3 ribaunt,3 asist) çift haneli sayılarıyla galibiyeti getiren oyuncuların başında gelirken,Fransa'nın en etkili oyuncusu Sandrine Gruda'nın 11 sayı ve 13 ribaunt ile double-double'lık performansı galibiyete yetmedi.
 
FIBA Dünya Kadınlar Basketbol Şampiyonası'nın en büyük favorisi Amerika Birleşik Devletleri'ni hazırlık maçında yenme başarısını gösteren Fransa karşısında alınan bu galibiyet,hem şampiyonaya iyi bir başlangıç yapmak hem de grubun ve turnuvanın en  iddialı takımlarından birini doğrudan çeyrek finale yükselme yolunda engelleme yönünden büyük önem taşıyordu ve öyle de oldu.
 
Şimdi sırada,şampiyonanın ilk gününde Mozambik'i 14 sayı farkla geçen zorlu bir rakip;Kanada var.Potanın Perileri bu maçı da kazandığı taktirde büyük bir ihtimalle grup birincisi olarak adını doğrudan çeyrek finale yazdırma başarısını gösterecek.Ancak Kanada karşısında,Fransa maçının özellikle ilk yarısında yapılan pas hatalarının tekrarlanmaması ve bire-bir zorlamaların sayılarının arttırılması gerekiyor.Yine uzun bir rakibe karşı oynayacağız.Özellikle ribauntlarda etkisiz kalmamak için çemberden dönen her topun takibinin çok büyük önem taşıdığını asla unutmamalıyız.
 
Kısaca; öldük,öldük ama sonunda da dirildik.
Galibiyetin iyisi kötüsü olmaz ama hatalarımızdan da önemli dersler çıkarmayı bilmeliyiz.
Şampiyonanın yolu uzun ve zahmetli.Bu uzun yolda galibiyetten çıkaracağımız derslerimize de iyi çalışmalıyız.Ancak bu yolla arzuladığımız yere ulaşabiliriz.
 
Bu vesileyle şampiyonadaki 6.oyuncumuz Başkent seyircisini de ayakta alkışlıyorum.Salonu taklım-tıklım dolduran seyircimiz muhteşem tempolarıyla Fransa maçının kazanılmasında da yine büyük pay sahibi olarak tüm dünyaya işte Türkiye bu dedirtti.
 
Bu arada Başkent seyircisine naçizane bir serzenişte bulunmak istiyorum.
Şampiyonada sadece Milli Takımımızın maçlarına değil, diğer karşılaşmalara da ilgi göstermelerini bekliyorum.
Bir ülkenin spora olan ilgisi ve yakınlığı sadece kendi takımlarının maçlarına gitmekten değil,diğer karşılaşmaları da takip etmekten geçtiği unutulmamalıdır.
Olimpiyat Oyunları'nı düzenlemeye sürekli aday alan bir ülkenin seyircilerinin öncelikle bu konuya çok dikkat etmeleri gerektiğinin altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum.
 
Ellerinize ve yüreklerinize sağlık...