Mucize gerçekleşti!
Olması gereken oldu…
İşimiz mucizelere kaldı demiştim en son ve o mucizeler gerçek oldu…
Ne yalan söyleyeyim, Tofaş mağlubiyeti sonrası iyice umudum azalmıştı. Ama bir taraftan da her zaman söylediğim gibi ‘’söz konusu basketbolsa Karşıyaka için imkansız diye bir şey yoktur’’ düşüncem de zihnimde her daim canlıydı…
Bu duygularla Bursa maçı konusunda galibiyet alınacağından hiçbir tereddütüm yokken diğer rakiplerin ne yapacağı konusunda kaygım daha büyüktü. Ancak adeta hepimizi kalp krizi geçirmenin eşiğinden döndüren bir Bursa maçı oldu ve çok daha rahat kazanacağımızı düşündüğüm bir maç olan Karşıyaka-Bursa maçı esnasında bir de bu maçla ilgili de büyük kaygılar yaşandı. Şükür ki gerçek anlamda son topa kadar savaşarak kazanılan bir zafer oldu…
Bursa adeta şampiyonluğa oynar gibi hırslıydı. Ama binlerce Karşıyakalı tek yürek olmuş ve o yürekten evrene yayılan pozitif duygular, inanmışlık ve dualar karşısında Bursa’nın bu hırsı da alt edilmiş oldu. Bir daha bu tarz günleri yaşamadan önümüzdeki sezonlarda çok daha başarılı olarak yolumuza devam edebilmek en büyük temennim…
Sokolowski’nin çembere bıraktığı o son top hiçbir zaman gözümün önünden gitmeyecek. Önceki yazılarımda bunca yıldır izleyicisi olduğum basketbolda ben böylesine bir son saniye sayısı görmedim diye bahsettiğim Erok maçındaki sayıdan çok kısa bir süre sonrasında o sayıdan da daha fazla heyecan verici ve önemli ikinci bir benzer durumu yaşamış olmam da öyle sanıyorum ki gerçekleşen şeyin gerçekten de mucizevi bir şey olduğunun bir diğer önemli göstergesi bence…
Başkan Cicibaş ‘’düşmeyecek olursak, şampiyon olmuş kadar sevineceğiz’’ diyordu ve hakkaten de öyle oldu. Ben de dahil olmak üzere tüm Karşıyakalılar evlerinin balkonlarını yeşil kırmızı bayrakları ile süslediler…
Pazar gününden beri hala daha üzerimden o mutluluk sarhoşluğunu atabilmiş değilim. Ancak bu konudan bağımsız olarak Pazar sabahı yaşadığım büyük öfkenin etkisinden de hala tam olarak çıkabilmiş değilim. Neden mi;
Çünkü, Pazar sabahı Karşıyaka’nın çok yoğun bulunan nüfusa sahip bir değil birkaç semti esaret altına, hatta sanki karantinaya alınmış gibiydi. Alaybey’den itibaren Tuna, Donanmacı, Aksoy, Girne… İyi niyetli, fakat beceriksiz ve düşüncesiz bir organizasyon nedeniyle…
Zübeyde Hanım’a saygı çerçevesinde, hepimizin manevi annesi için ve yanısıra da anneler gününe ithafen düzenlenen koşudan bahsediyorum. Gelenekselleşmiş ve güzel bir amaca hizmet eden bu organizasyonda bu kez bahsettiğim muhitlerdeki insanlara hiçbir geçiş yolu bırakılmadan planlama yapılmıştı…
İzmir’in kuzey bölgesi hastanelerinin tamamı o gün kapatılan Yalı Bulvarı ve Girne caddesinin diğer tarafında kalıyorken kurulan barikatlar ve polis kordonları ile o taraf geçiş tamamen engellenmişti. Ben hekim olarak hastaneme acilen hasta görmeye gitmem gerekirken aracımla geçebileceğim hiçbir yer bırakmadıklarından dolayı evimden 1 saati aşkın bir sürede ve vardığımda kan-ter içinde kalmış vaziyette yürüyerek hastaneye gitmek zorunda kaldım…
Bir de bunun hastaneye ulaşması gerekirken ulaşamayacak olan hasta grubunu hesaba katacak olursak yapılan densizliğin boyutunun ne kadar büyük olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz…
Bir kişinin bile yapılan bu düşüncesizce organizasyon nedeniyle hayatını kaybetmesi halinde sorumlular bunun vebalini ödeyebileceklerini düşünüyorlar mı acaba!
Konu sadece sağlık açısından değil sosyal açıdan da, sabah saatlerinde büyüklerini ziyarete gitmek isteyenlere facia gibi bir anneler günü yaşatmış oldu. Aracıyla mecburen ters yöne girenler, daracık ara sokaklarda birbirine sürtmeden yan yana geçmeye çalışanlar, varmak istediği noktaya varmak bir yana sürekli kapalı çıkışlar nedeniyle de daha da fazla uzaklaşanlar, vs vs…
Velhasıl kelam her türlü duyguyu bir arada yaşadığım bir Pazar günü oldu benim için…
Sabah sabah kapıldığım öfke seli, sonrasında ağır bir rahatsızlıkla savaşan annemin anneler günü tebriğinin yoğun duygusallığı, akabinde de Karşıyaka’nın basketbolda elde ettiği inanılmaz bir geri dönüş ve 0,3 sn kala yapılan sayı ile lige tutunmasının büyük coşkusu…
Ve bu yazımı sonlandırırken basketbol süper ligindeki yaşam mücadelesini kazanan Karşıyakamıza yönelik bir kez daha ‘’Yaşa, varol KAF SİN KAF şanınla şerefinle’’ demek istiyorum…
Sağlıcakla kalın!..