MİNİ TB2L'NİN ARDINDAN...
Yeni sezon öncesinde TB2L'nin adeta ''mini provasını'' taşıyan Federasyon Kupası'nda mutla sona İstanbul Bşb.ulaştı.
Ankara'nın ev sahipliğinde (FİNAL MAÇI HARİÇ) zevkli ve çekişmeli mücadelelerin yaşandığı kupanın finalinde Akhisar Belediyesi karşısında tam 53 sayılık farka ulaşan İstanbul Bşb. ikincisi bu sezon düzenlenen Federasyon Kupasını ilk kez müzesine götürme başarısını gösterdi.
Yeni sezon öncesinde Ankara Dsi Era Kulübünün ''Mustafa Tenim'' adına düzenlediği turnuvayı da kazanan İstanbul Bşb. böylece yeni sezona 2 kupayla birden başlayarak TB2L'de şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olduğunun sinyallerini verdi.
Finale kadar yenilgisiz gelen İstanbul Bşb. ile Akhisar Bld. arasındaki kupa mücadelesinin çok çekişmeli geçmesinin beklentisi içindekiler henüz ilk periyotta büyük bir hayal kırıklığına uğradılar.Bu hayal kırıklığının nedeni;iki takım arasındaki güç dengesizliğinden değil Akhisar Bld. coach'u Zafer Aktaş'ın oyundan diskalifiye edilmesinden kaynaklıydı. Karşılaşmanın ilk dakikalarından itibaren (kupanın tansiyonundan olsa gerek) hakem kararlarına yaptığı itirazların dozunu giderek arttıran Zafer Aktaş'ın diskalifiyesi edilmesiyle kupanın kazananı da henüz ilk periyotta belli oldu.Bu moral bozukluğunun ardından oyunun içinde kalamayan Akhisar Bld.'de dümene geçen yardımcı antrenör aldığı talimatlar gereği (protesto amacıyla) as oyuncularını kenara çekip fazla oynama şansı bulamayan oyuncularını sahaya sürünce tatsız-tuzsuz bir maç ve sonunda da 53 sayılık fark ortaya çıktı.Bu noktada akıllara gelen bir soru var.Tecrübeli veya tecrübesiz olsun bir coach (HENÜZ İLK PERİYOTTA) takımının kendisine en fazla ihtiyaç duyduğu ve kulüp tarihi açısından çok önemli bir maçta (sinirlerine hakim olamayarak) böylesine büyük bir hata yapma lüksüne sahip olabilir mi? Bu konuyla ilgili yorumu siz değerli okurlarımıza bırakıyorum.
Federasyon Kupası'nda final grubuna yükselme başarısını gösteren İstanbul Bşb. ve Akhisar Bld'nin yanı sıra Pertevniyal, Vestel,Pamukkale Üniversitesi ve Darüşşafaka&Doğuş sergiledikleri başarılı basketbolla yeni sezonda zirveye oynayabilecek bir görüntü çizdiler.Bu takımlar arasından Anadolu Efes'in pilot takımı olan Pertevniyal genç,koşan ve atletik oyunculardan kurulu kadrosuyla Federasyon Kupası'na büyük renk kattı. Kendisini oyuncu yetiştirmeye adamış başarılı coach Alaeddin Yakan yönetiminde (yabancısız) Pertevniyal doğru ellerde ve doğru oyuncularla ''basketbol nasıl güzelleştirilir ''dersi verdi.Takımın birbirinden yetenekli oyuncularından biri olan (Ankaralı) 2.07'lik Umur Peten'i yıllardır görmezden gelen Başkent'in çok bilmiş antrenörleri bu oyuncunun ilk sezonunda(Federasyon Kupası'nda) Pertevniyal'deki başarılı performasını izlerken acaba yüzleri hiç kızarmış mıdır? diye düşünmeden edemedim.
Bu noktada Darüşşafaka&Doğuş'a ayrı bir parantez açmak istiyorum.Yeni Sezona Doğuş Grubu'nun büyük desteğiyle ve flaş transferlerle giren Darüşşafaka için kağıt üzerinde Federasyon Kupası'nı mutlaka kazanır gözüyle bakılıyordu ama ''evdeki hesap çarşıya uymadı'' 1.Lig'de forma ıslatmış çok sayıda oyuncuyla 2.Lig macerasına atılan coach Orhun Ene'nin gözünden kaçırdığı bir konu vardı.O da TB2L'nin çok sert oynanmasıydı.Beko Basketbol Ligi'nde fazla sertlik görmeyen Darüşşafaka&Doğuş'lu oyuncular bu sertlik karşısında Federasyon Kupası'nda final grubundan öteye gidemediler. Ancak coach Orhun Ene takımına 2.Lig sertliğini aşılar ve Federasyon Kupası'na yetiştirilemeyen 2.yabancı oyuncusundan da yüksek verim alırsa bana göre Daçka bu sezon TB2L'de şampiyonluğa oynayacak takımların başında gelecektir.
TB2L'de Başkent'in temsilcileri Hacettepe Üniversitesi,Mamak Belediyesi DSİ Era ve Maliye Milli Piyango ev sahipliği yaptıkları Federasyon Kupası'nın 1.tur gruplarından bile çıkamayarak hayal kırıklığı yaratmayı sürdürdüler.Mali problemlerle boğuşan Hacettepe Üniversitesi'nin yanı sıra son anda 2 oyuncusuyla yollarını ayıran ve Mamak Belediyesi ile isim ve yeni salon anlaşması yapan DSİ Era'da taşların yerine oturması zaman alacak gibi görünüyor.Geçen sezonun aksine 400 bin gibi çok düşük bir bütçeyle 2.Lig macerasına atılan Maliye Milli Piyango için söylenecek fazla bir söz bulamıyorum(!)
Bir-iki sözüm de TBF yetkililerine olacak...
-Bu sezon Federasyon Kupası finali ile TB2L'deki yeni sezon maçlarının çakışmasına akıl-sır erdiremedim.Federasyon Kupası'nın yorgunluğunu henüz üzerlerinden atamayan takımlar bir anda kendilerini 2.Lig'in ateşinde buldular.Umarım Basketbol Federasyonu gelecek sezon bu konuyla ilgili tedbirini önceden alır ve Federasyon Kupası ile TB2L maçları arasına (kulüplerin son hazırlıkları için) en az 1 haftalık süre tanır.
-Kupa maçlarının ardından düzenlenen tören, o organizasyona verilen değerin en önemli göstergesidir.Dünyanın neresine giderseniz gidin kupa ve madalya törenlerinde şık giyimli (yetkili )erkek ve bayanları görürsünüz.Onların ellerinden kupa ve madalyaları almak ayrı bir ayrıcalık ve her şeyden önce emeğinize gösterilen saygının bir ifadesidir.Ne yazık ki Başkent'teki federasyon Kupası final maçının ardından düzenlenen kupa törenine çıkan TBF Yönetim Kurulu üyeleri(isim vermek istemiyorum) bırakın takım elbiseyi (özür dilerim bana şekilci diyebilirsiniz) pazara sebze-meyve almaya giderken bile giymeyecekleri kıyafetleriyle finalist iki takıma kupa ve madalyalarını verirken çok rahattılar ama benim gibi düşünenler aynı rahatlıkta değildi(!)
Bir dost tavsiyesi olarak söylemek gerekir ise şık giyimi ve sürekli takım elbiseleriyle ciddi bir duruşun simgesi olan TBF Başkanı Turgay Demirel'in örnek alınması doğru olmaz mıydı?