Öncelikle ''Mini TB2L'nin Ardından''başlıklı yazıma siz değerli okurlarımızın yoğun ilgisi nedeniyle çok teşekkür ederim.
 
Ankara'da düzenlenen ve İstanbul Bşb. ile Akhisar Bld. arasında oynanan Federasyon Kupası final maçındaki izlenimlerime değerli meslektaşım ve adaşım Avni ERBOY'un ''Devekuşu Misali''başlıkla yazısıyla destek vermesinden dolayı da kendisine müteşekkirim.
 
''Doğrular tektir'' ve ''güneşi asla balçıkla sıvayamazsınız''.Umarım değerli meslektaşım Avni ERBOY'un da işaret ettiği konular sadece Akhisar Bld.için değil tüm kulüplerimize iyi bir ders olur.
 
Şimdi de gelelim Federasyon Kupası final maçının ardından yapılan ödül törenindeki yankılara...
''Mini TB2L'nin ardından'' başlıklı yazımda,final maçının ardından gerçekleştirilen törende takımlara kupa ve madalyalarını veren Ankaralı iki TBF Yönetim Kurulu üyesinin kıyafetleri üzerinde durmuştum.Bu konuyla ilgili olarak Ankara Basketbol İl Temsilcisi Vedat BORULDAY beni telefonla arayarak açıklamalarda bulundu.
 
Vedat BORULDAY'ın açıklamasını aynen yayınlıyorum:
''TBF'nin Ankaralı iki yönetim kurulu üyesini sohbet etmek amacıyla Ankara(Arena)Spor Salonu'nda bulunan büromuza davet etmiştim.Kendileriyle bir süre sohbet ettikten sonra isteğim üzerine final maçını izlemek amacıyla salona geçtik ve birlikte karşılaşmayı izledik.Maçın ardından ödül töreni hazırlıkları yapılırken bir anda kupa ve madalyaları verecek kişilerin olmadığını öğrenince ödül töreni için yönetim kurulu üyelerimizden ricada bulundum.Onlarda beni kırmayarak takımlara kupa ve madalyalarını takdim ettiler.Kısaca salona kupa ve madalyaları vermek için değil, final maçını seyretmek için gelmişlerdi.Bu konuda üzüntü duyduklarını ve yanlış anlaşılmanın düzeltilmesini rica ettiler.''
 
Şimdi de gelelim cevabımıza...
Her şeyden önce konuyla ilgili hassasiyetlerinden dolayı kendilerine teşekkür ederim.Ancak benim kimseyi incitmek ve rencide etmek gibi bir düşüncem asla olamaz.Ben 35 yıldır özellikle Basketbola gönüş vermiş ve bu spor dalının yücelmesi için gecesini-gündüzüne katmış bir GAZETECİYİM.Sadece duyduklarımı değil,gördüklerimi yazarım.
 
O halde bu açıklamalar doğrultusunda kafalara takılan yeni soruları masaya yatıralım.
Soru:1-TBF'nin bu önemli organizasyonunda kupa ve madalyaları verecek kişiler acaba unutuldu mu? yoksa nasıl olsa kupa ve madalyaları verecek birileri bulunur mantığı mı işletildi?
Soru:2-TBF'nin Ankara'da ikamet eden iki yönetim kurulu üyesine veya federasyon yetkililerine neden kupa ve madalyaları vermeleri için davette bulunulmadı?
Soru:3-Bu yazdıklarımın acaba hangisi yanlış?
 
Bu sorulara verilebilecek her türlü cevabı yayınlamaya açık olacağımın bilinmesini isterim.
Saygılarımla...