Okyanusun tam ortasinda küçük bir ada varmis..
Adada agaçtan çok yerli...yerliden çok da kabile reisi yasarmis..
Adada bir agaç kesilip de kayik yapilacaksa yerliler toplanir bu durumu reislerine bildirir..o reis de ondan daha büyük reise gidermis..
En büyük reis durumdan haberdar edilip de karar verene kadar agaç kurur yerliler yine avlanip karinlarini doyuracak kayik bulamazlarmis..
Her ilkbaharda adanin sahillerine ölü büyük bir balik vurur bütün ada halkini açliktan ölmekten kurtarirmis..
Mevsimlerden bir bahar ...sahile ölü büyük balik vurmamis..
Reisler en iyi yaptiklari isi yapip toplanmislar..
Ölü büyük bir baligin sahile vurmamasini kendilerine hamak yaptirmaktan,kayik yapmaya firsat vermedikleri yerlilerden bilmisler..
Ölü baligi bulup reislerini yillarca açliktan ölmekten kurtaran yerlileri okyanusa atmislar..Sadece kendilerini hamakta yelleyecek bir kaç yerli birakmislar..
Açliktan aortlari çökmüs reisler, baska adalara haberler salip büyük ölü balik avcilari aramaya koyulmuslar..
Gidecek kayiklari bile olmadigi için avci adaylarini adaya çagirmislar..Onlari da açliktan ölmek üzere olduklari anlasilmasin diye hamaklarinda karsilamislar..
Tam birkaç avciyla anlasmislar ki...bu seferde sallanmaktan sulamayi unuttuklari agaçlar kuruyup çökmüs..Küçük adalarinda kurumus agaçlarin altinda kalip can vermisler..
Komsu ya da uzak tüm adalardaki insanlar bunu onlara müstahak bulmus..'' Olan
yeni avcilara oldu..yazik ! ‘' diye de eklemisler..
Kimi zengin ölmüs..kimi fukara..
Kimi ders almis ölürken..kimi ne oldugunu bile anlamamis..
Kimi ahini aldigi için sorgusuz sualsiz okyanusa atilanlarin..kimi yellenmekten baska becerisi olmadigindan ..
Ada kuruyup okyanusa gömülmüs..