KİM DEMİŞ BUNLAR ENGELLİ DİYE
Londra 2012 Paralimpik Olimpiyatlarini bölük pörçük te olsa televizyondan izliyorum. Atletizm yarislarini izlerken birden kendimi en arkadan gelip yarisi bitirmeye çalisan Afrikali sporcuyu ayakta alkislarken buldum. Bir an kendime geldim ne oluyor diye. Sonra güzümde büyük bir mutluluk alkislamaya devam ettim. Yalniz ben degil tabi'i ki. Statta yarisi izleyen bütün seyircilerin ayakta alkislamasi gibi, evlerinde, isyerlerinde yarismalari izlerken ayaga kalkip alkislayan binlerce insan gibi bende ayaga kalktim alkisladim alkisladim...
Bunu yaparken kesinlikle ve kesinlikle onlara karsi bir acima duygusu hissetmedim. Eminim diger insanlarda hissetmediler. Sporcularin kazanma ve kazanma azmini, gözlerindeki yasama sevincini, hem kazananin hem kaybedenin birbirlerine sarilmasini gördüm ve herkes gibi bende bunlara sevindim. Sonra kendi kendime su soruyu sordum. Acaba onlara engelli dememiz ne kadar dogru ? hemen söyleyeyim. Hiç dogru degil. Bizim yapamadiklarimizi onlar yapiyor inanin bana. Inanmayan da açip televizyonu izleyip kendi gözleri ile görsün.
Su an tekerlekli sandalye basketbol maçina baglandi yayinci kurulus. Eger kesmezler ise büyük bir onlari izleyip alkislamak istiyorum. Bundan sonraki karsilasmalari ve yarismalarin hepsinin canli verilmesini yayinci kurulus olan TRT'den rica ediyorum. Önceki karsilasmalari ve yarislari tam olarak vermedikleri için de TRT'ye sitemlerimi gönderiyorum. Sizi bilmem ama ben normal olimpiyatlardan daha büyük bir zevkle daha büyük bir keyif ile Paralimpik Olimpiyatlarini izliyorum. Herkese de izlemelerini tavsiye ediyorum. Ve baska kendi sporcularimiz olmak üzere hepsine diyorum ki yüreginize saglik.
Simdi bizler ne yapabiliriz nasil faydali olabiliriz birazda onun üzerinde duralim. Bence yapmamiz gereken en önemli sey bu arkadaslarimizla daha çok beraber olabilmek. Kendimizi bu arkadaslarimizin yerine koyalim. Ne yapabilecegimizi sanirim daha iyi anlayabiliriz. Hiç bir sey yapamiyorsak daha çok kapak toplayalim. Asagida verecegim internet adreslerini ziyaret edelim. Kendimizi veya isyerlerimizi tanitmak için yemekler veriyoruz, kokteyller düzenliyoruz. Oraya harcadigimiz paralarin bir kismini buralara harcayalim. Inanin bana daha çok reklaminiz olur. Daha çok kisi sesinizi duyar.
Haydi o zaman kamu kurum ve kuruluslari, is adamlari, belediyeler, sivil toplum örgütleri, ben, sen, o, biz, siz, onlar ve herkes daha ne bekliyoruz.
ENGEL YOKTUR, ENGEL OLAN VARDIR.
Bir baska yazida bulusmak üzere herkese mutlu günler dilerim.