~~Sinan Erdem'deki ilk maçin ardindan "Her maç, kendi içinde ayri bir hikayeyi barindirir" diyerek ikinci maçin farkli geçecegini anlatiyordu Galatasaray Coachu Oktay Mahmuti...

Ilk maçta ‘attirmamak' üzerine oturtulan G.Saray stratejisi, ikinci maçin basinda daha çok ‘atmak' üzerine kuruluydu... Senaryo biraz degismisti. Aktörler de tabi! Ilk maçin ‘sakin' iki adami basrole soyunmustu. G.Saray'da Jerry Johnson F.Bahçe'de Lavrinovic düelloya girismis gibiydi.

Ilk çeyrekte ‘daha çok atma' oyununun galibi 26-20'yle F.Bahçe'ydi. Ikinci çeyrekte senaryo ‘yardimci aktörler' sahne aldi. F.Bahçe 11. dakikada Jasikevicius ve Kaya'nin basketleriyle 9 farka (31-22) ulastiginda "Maç kopuyor" diye düsünenler vardi. Ama 4 kisa oyununa dönen G.Saray adina kenardan ‘Yildirim yardim' çikiverdi. 7'si Haluk Yildirim'dan gelen 12-4'lük bir seriyle oyuna yeniden ortak olan Aslan, ilk yarinin sonunda Ermal ile 46-44 önde gitti soyunma odasina... Sari-Kirmizililar için bu özgüven 3. çeyrek basinda etkisini gösteriyordu. Cimbom 23. dakikada 5 sayilik farki (48-53) bulmus, yelkenleri doldurmustu. Ancak ne olduysa o anda oldu...

Ilk maçta 3. Periyottaki oyunuyla zaferi sigortalayan Kanarya, ayni ‘senaryo'yu devreye soktu. Ukiç'in üçlügü Sari-Lacivertli ekip adina ‘uyardiran' bir etki yaratti. Hirvat oyun kurucunun üst üste 3 üçlügüne, Tomas iki üçlükle eslik etmis, F.Bahçe 21-5'lik bir seriyle 5 dakika içinde 69-58 öne firlamisti. Maçin geri kalaninca fark açildikça açildi, Kanarya son dakikalarda "100, 100" diye yikilan salondan 21 farkla 95-74 galip ayrildi. Mahmuti'nin dedigi gibi bu kez hikaye daha farkli gelisti ama perde kapanirken ‘mutlu son' yine Sari-Lacivertti. Bakalim Abdi Ipekçi'de öykünün ‘kazanani da' degisecek mi?