İki yenilgi alarm mı?
Karşıyaka yeni kadrosuyla ilk hazırlık maçında Mersin’e 79-73, ardından Aliağa Petkimspor’a 86-79 yenildi…
Üstelik Mersin maçında ilk üç periyodu önde geçmişti…
Bu yenilgiler bir alarm mı olmalı?
Gelmekte olan yeni bir düşmeme kaygısının işaretleri mi olmalı bilemedim… Çünkü adı üzerinde ve ‘’hazırlık’’ maçı daha bunlar…
Bu maçlarda alınan sonuçların ne kadar ciddiye alınması gerektiği tartışılır….
Bu iki yenilgi tamamen yenilenmiş bir takımın doğal sancıları olarak da görülebilir…
Kadro 9 yeni transferle tama yakın değişti neticede ve koç değişimi de buna dahil…
Dolayısı ile bu maçlarda sonuçlardan çok oyuna ve takım olmanın ne zaman oturacağına bakmak lazım…
Yeni sezon 26 Eylül’de başlayacak ve Karşıyaka’nın ilk maçı da Türk Telekom deplasmanı…
26 Eylül’e çok da bir şey kalmadı!
Umuyorum ki en hızlı şekilde ve en kısa sürede takım olmayı başarmış olan bir Karşıyaka görürüz.,,
Sezona zorlu Türk Telekom deplasman galibiyetiyle başlanabilecek olunursa eğer, bence bu ilerleyen maçlar için çok önemli bir başlangıç morali olacaktır…
Kurulan yeni takımın oyuncu profillerine bakıldığında beklenen şey sahada mücadele eden bir takım görmek…
Ancak bu sadece oyuncuların bireysel oyun karakterlerine bakılarak söylenebilecek bir şey değil tabii ki!
Son topa kadar mücadele, takım olarak savunma yapmak, hücumda akıllı set hücumları oynayabilmek gibi unsurlar, tüm bunlar takım olunabilirse mümkün olacaktır…
Koç Nenad Markoviç’in görevi de işte bu noktada çok önemli!
Kaybedilen sadece 2 hazırlık maçı. Hemen moral bozmamak lazım…
Ama;
Söz konusu basketbol ve Karşıyaka ise bu şehrin çocukları üzerinde Karşıyaka arması ile mahalle arasında gazozuna maç yapan birini görseler gider onu da izler, destekler ve yenilirse ona da üzülür. O nedenle Karşıyakalılar için hazırlık maçı bile olsa basketbolda kaybetmek üzülmelerine neden olur…
Nerede, kime, hangi organizasyonda olduğundan bağımsız bir şeydir bu!
Çünkü bu şehir basketbol şehridir, çünkü bu şehrin insanları basketbolu sever ve bilir, çünkü basketbol diye yazılır Karşıyaka diye okunur…
Hal böyleyken de gerek koç Nenad Markoviç, gerekse basketbol takımı oyuncuları bulundukları camianın büyüklüğünü ve basketbol dünyasında Karşıyaka’nın saygın yerini farkında olarak ona göre sorumluluk üstlenmelidirler…
Yeni başlangıçlar her zaman soru işaretleri ile doludur. Ancak biz Karşıyakalılar olarak tek bir konuda şüphe duymuyoruz; o da Karşıyaka’nın olduğu yerde basketbolda umutsuzluğa yer olmadığı…
Sağlıcakla kalın!..