İzmir Basketbolda rekor kırdı...
Gerçekten de İzmir'in basketbol cenneti olduğunu söylememek, bu sporun adına haksızlık olur.
Her daim basketbol potansiyeli ile Türkiye'de zirvede yer alan İzmir'de bu sene maç rekoru kırıldı. Büyük erkekler; genç, yıldız, küçük, minik erkek ve kızlar; ilköğretim, lise, üniversite ve şirketler derken bu sezon İzmir'de toplam 3007 basketbol maçı oynandı.
İzmir için, hele hele "salon fakiri kent" adına büyük bir rakam. Burada basketbol il temsilcisi Halil Öztürk'ü tebrik etmemek elde değil. İnanın o koşturdukça, bizler yoruluyor ve ter döküyoruz...
İl ve federasyon temsilciliğin hakkını "dört dörtlük" veriyor. Gönüllü işi, meslek olarak kabul etti, benimsedi, gecesini gündüzüne kattı ve rekoru kırdı.
Kısıtlı ve bir kaçı dışında yetersiz salonlarda oynanan, Haziran ayının sonunda büyük erkekler Ligi'nin tamamlanmasıyla son bulan basketbol sezonunda İzmir Basketbol İl Temsilciliği her ne kadar bu 3007 karşılaşmayı tamamlamasıyla övünse de aynanın bir de diğer tarafına bakmak lazım...
Mini minnacık, merdiven altı soyunma odaları mı desek? Kışın buzhaneyi, yazın hamamı anımsatan salonlar mı desek? Statülerdeki karmaşadan mı söz etsek. Fikstürler neden son anda açıklanıyor mu desek?
Tecrübesiz ama "benden daha iyi bilen yok" havasındaki genç hakemlerin yetersizliğini mi anlatsak, vesaire... Vesaire... Desek te desek... Bu böyle uzayıp gider...
Asıl değinmek istediğim konu bu liglere katılımda alınan ücretler. Minik, küçük, yıldız ve gençlerde her bir kategori için lige katılım ücreti olarak 150 TL alındı. Büyük Erkekler Ligi'nde ise lige katılım bedeli 500 TL.'ydi.
Okul ve şirket maçlarını bir kenara koyarsak altyapı ve büyük erkekler kategorilerinde toplam katılan takım sayısı 352. Toplanan ücret 62.250 TL...
Son yıllarda bu "Lige katılım parası" adı altında toplanan paralarla acaba Cumhuriyet Mahallesi Spor Salonu'na yeni bir skorbort alınamaz mı?
***
İzmir'den Kayseri'ye...
Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu'nda beni basketbolla tanıştıran unutulmaz altyapı antrenörü Erkan Özışıkçılar'a buradan da teşekkür etmek istiyorum. Erkan Özışıkçılar döneminde Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu'nun elde ettiği Türkiye İkinciliği'nin yanı sıra o takımda yer alan ve sonraları liglerde oynayan pek çok yıldız oyunculardan birisi de, bugün basketbolda başarı merdivenlerini teker teker çıkmaya devam ediyor.
Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu'nda parlayıp İstanbul'un yolunu tutan; Ülkerspor ile küçükler ve yıldızlarda Türkiye Şampiyonluğu yaşayan; 1999 yılında Liseler Basketbol Dünya İkinciliği'ne ulaşan Cenk Koleji takımda yer alan, ardından sırasıyla Ülkerspor, İstanbulspor, Altay, Geredespor, Kocaelispor, Aliağa Beledıyespor, Uşak Belediyespor, Kocaeli Adliyespor, Olin Edirne, İzmir Büyükşehir Belediyespor ve Best Balıkesir formalarını terleten ve şu anda Kayseri Melikşah Üniversitesi ile genel menajerlik görevine getirilen bir ismi tanıtmak istiyorum; Orçun Topçu...
30 kez Ay yıldızlı formayı da giyen Topçu, Basketbol bilgi ve birikimini aktif sporculuk yaşamından sonra da sürdürmeyi planladı. Kayseri Melikşah Üniversitesi'nden gelen teklifle de bunu gerçekleştirme fırsatı buldu.
Bu sezon Erkekler Basketbol Bölgesel Ligi'nde mücadele edecek olan Kayseri Melikşah Üniversitesi genel menajerliği görevine getirilen Orçun Topçu, İzmir'de görmeye alışık olmadığımız altyapı, tesisleşme ve markalaşma bakış açısını Kayseri'de bulduğunu belirtirken; sunulan imkânları en etkili biçimde kullanarak; henüz rakipleri transfere başlamamışken takımın kadrosunu oluşturmayı başardı. Takımın yardımcı antrenörlüğünü yine bir İzmirli Alper Örken yaparken; takımın iskelet kadrosunu da İzmirli basketbolcular oluşturuyor.
Kısacası Topçu, Kayseri'de bir basketbol ekolü olan İzmir'in rüzgârını estiriyor. Atılan adımların sağlamlığını, verilen desteğin büyüklüğünü gördükçe de neden İzmir'deki üniversitelerden basketbola bu tür yatırımlar gelmiyor diye de hayıflanmıyor değil insan...
Karşıyaka basketbol mabedi. Nice gençler yetişti. Ama ne yazık ki pek çoğunun kıymetini bilemedi. Sadece basketbolcuların mı? Biz basketboldaki cevheri daha keşfedemedik.
Nerede işadamları, ticaret, holding sahipleri? Sponsorluğun ne olduğunu bile henüz keşfedememişken, nasıl "Büyük hedefler" peşinde koşup da "Avrupa Kupaları"yla müzemizi süsleyeceğiz.
Hayal bile etmesini bilemiyoruz...
Kaynak: HaberTürk