HEZİMET VE ÇÖKÜŞ...
7 Eylül 2013 tarihi bir kez daha Olimpiyat Oyunları'nın elimizden kayıp gidişinin yanı sıra (A) Milli Basketbol Takımımızın Slovenya'daki Avrupa Şampiyonası'nda yaşadığı HEZİMET ve ÇÖKÜŞ ile hatırlanacak.
2001 ve 2010 yıllarında ülkemizde düzenlenen Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında aslan kesilen (A) Milli Basketbol takımımız, yurt dışında düzenlenen bir büyük organizasyonda daha ''YURT DIŞI SENDROMU'' doğrultusunda kelimenin tam anlamı ile ''ÇÖKÜŞ'' yaşadı ve yaşattı.
Kafalardaki acaba bu kez olur mu,olmaz mı ? sorularıyla gidilen Slovenya'daki şampiyonada havuzdan(gruptan) bile çıkamayarak adeta bir kaşık suda boğulduk.
Avrupa Şampiyonası öncesinde katıldığı hazırlık turnuvalarında bağıra-çağıra ortaya açığa çıkan SİSTEMSİZLİK,DÜZENSİZLİK ve AHENKSİZLİK konuları vurdum duymaz bir anlayışla göz ardı edilince Slovenya'daki ''HEZİMET'' de kaçınılmaz oldu.
Basketbolda Dünya yedinciliği gibi önemli bir yere sahip bir takımın Slovenya'da yaşadığı bu hezimetin ve çöküşün asla bahanesi olamaz. Dünyanın en güçlü takımları bile maç kaybedebilir,bu çok doğaldır. Ancak kaybettiğin karşılaşmalardan eğer bir ders çıkaramıyorsan o zaman ortada büyük bir problem var demektir.Hatta bırakın Dünyayı, Avrupa Basketbolunda bile adı-sanı anılmayan ülkelerden biri olan Finlandiya'nın Türkiye galibiyetinin ardından Finli oyuncu Teemu Rannikko'nun; ''1997 YILINDAN BERİ MİLLİ TAKIMDA OYNUYORUM.KARİYERİMİN EN ÖNEMLİ GALİBİYETİNİ ALDIK'' açıklaması bile ne kadar büyük bir ''HEZİMET'' yaşadığımızın açık bir kanıtıdır.
Yine 56 yıldır resmi maçlarda bileğini bükemediğimiz İtalya karşısında alınan ağır yenilginin ardından düzenlenen basın toplantısında 9 yıllık Milli Takım Coach'u Bogdan Tanjevic'in;''TAKIMDA TAM OLARAK NASIL BİR SORUN OLDUĞUNU BİLMİYORUM.BELKİ DE SORUN BENDEN KAYNAKLANIYOR(!) BUNUN ÜZERİNDE BİR DAHA DÜŞÜNMEM GEREKİYOR'' şeklinde bir açıklama yapması bile ne durumda olduğumuzun(TAKIMDAN HABERSİZLİĞİN) yine açık bir delilidir.
Ardından TAMAM yada DEVAM maçında takımının beyni konumundaki Vassilis Spanoulis'siz Yunanistan'dan tam 23 sayı fark yiyen Milli Takım için Şampiyona da BÜYÜK BİR FACİA ile erken sona erdi ve artık SÖYLENECEK SÖZDE kalmadı.
Şimdi de Slovenya'daki Avrupa Şampiyonası'nda ''12 DEV ADAM'' pardon ''12 İSTEKSİZ ADAM'' ve Bogdan Tanjevic ile yaşadığımız HEZİMET ve ÇÖKÜŞÜN 12 önemli nedenini maddeler halinde sıralayalım:
1-Yazımızın giriş cümlelerinde de izah edildiği üzere Avrupa Şampiyonası Elemeleri ve sonrasındaki hazırlık turnuvalarında göze çarpan değil göze batan ''GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ'' görüşünün (KÖTÜ GİDİŞİN) dikkate alınmaması...
2-(A) Milli takımda çok daha önce misyonunu tamamlamış olması gereken Coach BOGDAN TANJEVİC'in oyunu okumadaki yetersizliği...
3-Milli Takımda çok daha önceleri oturtulması gereken ''SİSTEM'' sorununa bu şampiyonada da bir çare bulunamaması...
4-Takımın beyni konumundaki oyun kurucu pozisyonunda yaşanan sorunu çözebilecek en önemli isimlerin başında gelen deneyimli KEREM TUNÇERİ ile skor ve savunma sıkıntısı çektiğimiz bölümlerde oyunun kilidini açacak oyuncu konumundaki CENK AKYOL'un sudan sebeplerde kadroya alınmaması...
5-Yine OYUN KURUCU pozisyonundaki yanlış tercihler...
6-Avrupa Şampiyonası öncesindeki son hazırlık maçları kadrosunda yer almasına ve genç yaşına rağmen takıma bir dinamizm kazandıran Avrupa Gençler Basketbol Şampiyonası'nın ''EN DEĞERLİ OYUNCUSU(MVP)'' KENAN SİPAHİ'nin Slovenya'ya götürülmemesi...
7-Oyunu süratlendiren en şutör oyuncumuz konumundaki ÖMER ONAN'ın talihsiz sakatlığı...
8-Uzun bir sakatlık ve ardından doping söylentileri nedeniyle Basketboldan kafaca ve bedenen kopan HİDAYET TÜRKOĞLU'nun oyun içinde gereksiz zorlamalarıyla takıma yarardan çok zarar vermesine göz yumulması...
9-Milli Takım oyuncularının SAVAŞAN KİMLİKLERİNDEN eser kalmaması...
10-Milli Takımda LİDER oyuncu yokluğu...
11-NBA patentli oyuncularımızın AMATÖRCE hataları...
12-Milli Takımda SÖZDE AĞABEYLİK MİSYONUNU üstlenen REKLAM YILDIZI(!) isimlerin kendilerini adeta ''KAF DAĞINDA'' görmeleri...
Sizleri daha fazla sıkmamak amacıyla HEZİMET ve ÇÖKÜŞÜN nedenlerini sadece 12 madde ile sınırlamak istedim.Bu arada oyun içinde yapılan yanlışları ve amatör takımların bile yapmayacağı basit hataları dikkate aldığımızda bırakın Dünya Basketbolunu Avrupa Basketbolunun bile neresinde olduğumuzun kararını sizlerin takdirine bırakıyorum.
Tabii ki bu yaşananlara en fazla üzülenlerin başında TBF Başkanı Turgay DEMİREL geliyordur.Öncelikle Türk Basketbolunun gelişmesi ve Dünya devleriyle boy ölçüşebilmesi için gecesini-gündüzüne katan Turgay DEMİREL'i ve onun şahsında ülkemiz insanını üzmeye hiç kimsenin hakkı olamaz.
Formanızda AY-YILDIZLI BAYRAĞIMIZI taşımanın bir ağırlığı vardır.Eğer konu Mİlli Takım ise ve eğer bir diyet ödenecekse bu uğurda hiç bir fedakarlıktan kaçınılmamalıdır.
KISACA,YETER ARTIK BU SON OLSUN DİYOR,(A) MİLLİ BASKETBOL TAKIMIMIZLA ÜLKECE BİR KEZ DAHA '' HEZİMET VE ÇÖKÜŞ'' YAŞAMAK İSTEMİYORUZ...