Karşıyaka Arena tarihi bir gece yaşadı. 5.000 bayan ve çocuk içerde bir o kadarı dışarıda Pınar Karşıyaka-Fenerbahçe Ülker maçını izledi. İnanılmaz olan bu tablo. Kaf Sin Kaf'ın herkesten büyük olduğunun ispatıydı. Takımımızda görev alan herkes elinden geleni yaptı ama eksik rotasyon her zaman olduğu gibi kaybetmemize sebep oldu. Bu konuya ilerki günlerde değinmek üzere nokta koyuyorum.
 Gözlemci Emir (Turam) sanki başkası yokmuş gibi yine görevdeydi, bir ara yerinden kalktı sahanın ortasına giderek tribünlerin resmini çekti hem de bir kaç defa. 60 yıldır maç izlerim ilk defa bir gözlemcinin tribünlerin fotosunu çektiğine şahit oldum. Belki de o da bu heyecana kapıldı ve bu tarihi tabloyu çekiyor ve saklıyacak torunlarına gösterecek diye düşündüm ama geçen maçlarda sudan sebeplerle ceza geçirdiği aklıma gelince vah zavallı dedim. Hakem Recep (Ankaralı) saha içinde iki oyuncunun kavgasını önleyemediği gibi faturayı tribünlere çıkardı anons yaptırdı. Sahadaki kavgayı önleyemeyen sensin bayan ve çocukların hiç bir hakaret ve küfür içermeyen tezahüratlarını nasıl cezandırıyorsun sen de hiç mi utanmak sıkılmak yok? Bunu da hakemin kompleksine bağladım. Bir de rakip takımda oynayan gece kuşu Emir var. Devamlı küfür ve tahrik yollarını seçiyor her maçta olay çıkartıyor sanki dokunulmazlığı var, bir de devşirilmiş milli takım forması ona hiç yakışmıyor.
 Bir sezonu geride bırakırken biz Kaf Sin Kaflılara mutlu bir sezon geçirten teknik ekibimiz oyuncularımız yönetim ve taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Zaman zaman aşırı eleştirilerde bulunduğum ekibimizden anlayış bekliyor bunu 1951 senesinde seyrettiğim KSK-Arsenal maçıyla başlıyan aşının sonucu olduğunu hatırlatmak istiyorum.
 Transfer döneminde görüşlerimi paylaşacağımı belirtirken çok para harcıyarak değil akıllı transfer ve alt yapı çocuklarımızın devamlı forma giydiği bir Kaf Sin Kaf ümidiyle saygı ve sevgilerimi sunuyorum.