Türkiye' de hiçbir kulüp, hiçbir branşta böylesine müthiş, böylesine fantastik bir sezon geçirmedi. 13 yıldır ezeli rakibi Fenerbahçe nin yatırımlarına cevap veremeyen ve başarılarına kıskanarak bakan Galatasaray zirveden uzak geçen bu yılların acısını harika bir sezonla noktaladı. Ekrem MEMNUN ‘un takımın başına geçmesi ile kenetlenen ve mevcut bütçe doğrultusunda çok iyi bir kadro mühendisliği gerçekleştiren Galatasaray basketbol şubesi ve teknik kadrosu kimsenin ihtimal dahi vermediği hedeflere öylesine kolay ulaştılar ki bu işin sadece büyük paralarla olmayacağını, inanç, güven ve fedakarlığın bir çok güçlüğün üstesinden geleceğini bir kez daha kanıtlamış oldular. İşin ilginç tarafı Türkiye ‘de ki Galatasaray - Fenerbahçe rekabetinin Avrupa arenasına da taşınmış olmasıydı. Alınan bu üç kupanın da favorisi Fenerbahçe olmasına rağmen Galatasaray'ın her defasında salondan zaferle ayrılmasının bana göre en önemli aslan payı koç Ekrem MEMNUN ve kaptan Işıl ALBEN'indir.
Galatasaray yıllardır aradığı; güven veren, takım içi birlikteliğe önem veren, takım kimyasını iyi oluşturabilen ve Galatasaray ı çok iyi tanıyan koç Ekrem MEMNUN ile daha iddialı olabileceği sinyallerini verirken beklediğinden çok daha fazlasını kazanmanın mutluluğunu yaşıyor şimdi. Ekrem hoca ile en iyi sezonu nu yaşayan kaptan Işıl bence bu yıl Galatasaray bayan basketbol takımının kahramanıdır. Yıllardır milli takımda ve ligde Birsel VARDALLI nın gölgesinde kalan Işıl, Ekrem hoca ile birlikte büyüdükçe büyüdü ve kadınlar dünya şampiyonası öncesi yakaladığı bu form grafiği ile milli takım hocalarının da yüzünü güldürdü. Tabii bu başarıda her maçta ayrı ,ayrı kahraman olan Zelleous, Lyttle, Torrens, Bone, Nevriye, Bahar, Şebnem, Esra, Yasemen ve Ayşe'nin de haklarını teslim etmeliyiz. Basketbol şubesini yük gibi gören Galatasaray yönetim kuruluna gereken mesajları fazlasıyla verdiler. Her fırsatta Basketbol şubesinin zarar ettiğini söyleyen ve küçülmenin sinyallerini veren Galatasaray yönetimi gelen bu başarılardan sonra sanırım bir kez daha düşünmek zorunda kalacaktır. Umarım bu rekabet daha uzun yıllar sürecek ve kazanan Türk basketbolu olacaktır.