BRONZDA DAĞILDIK !...
Ankara'da gerilimli ama sonuçları açısından mutlu başlayan Peri Masalı İstanbul'da hüzünlü bitti.
Tarihimizde ilk kez ev sahipliği yaptığımız ve yine ilk kez katıldığımız FIBA Dünya Kadınlar Basketbol Şampiyona'nın son gününde bronz madalya için Avustralya karşısına çıkan Potanın Perileri güçlü rakibi karşısında neleri yaptı,neleri yapamadı sorusuna çok net cevabımız;hiç bir şey olacaktır.
Yarı finalde İspanya yenilgisinin verdiği moral bozukluğunu üzerinden atamadan Avustralya mücadelesine çıkan Potanın Perileri, bronz madalya karşılaşmasına kadar başarıyla üzerinde taşıdığı savunma direncini ve yine bu karşılaşmaya kadar gerçekleştiremediği hücum çeşitliliğini sahaya yansıtamayınca maçtan 30 sayılık farkla yenik ayrılarak DÜNYA DÖRDÜNCÜLÜĞÜNE razı oldu.
Tabii ki her maça kazanmak için çıkılır.Ancak bu olmazsa gönül adeta savaşa-savaşa kaybetmekten yanadır.İşte bu noktada Avustralya maçında bizi en fazla üzen nokta;sahada önceki maçlarından tanıdığımız o mücadeleci Potanın Perilerinin olmayışı ve bunun sonucunda da bronza erken havlu atmamız,kısaca;çok çabuk DAĞILMAMIZ oldu.Sadece Nevriye Yılmaz ve Lara Sanders'ın gayretleri, basketbolda 1-2 oyuncuyla maç kazanılamayacağının da çok açık bir kanıtıydı.
Dünya Tarihi sadece madalya kazananları yazar ama Türk Basketbol Tarihi de Avrupa ikinciliği ve üçüncülüğü ile Olimpiyat Oyunları beşinciliği bulunan Potanın Perilerine DÜNYA DÖRDÜNCÜSÜ olarak çok özel bir sayfa açacaktır.
Dünya Dördüncülüğü bize ne kazandırdı derseniz,hiç kuşkusuz ''ÇOK ŞEY'' derim.
Potanın Perileri, dünya dördüncülüğü ile hem Avrupa ve Olimpiyat Oyunları'ndaki başarısının bir tesadüf olmadığını kanıtladı hem de yetişmekte olan yeni neslin basketbol sevgi ve ilgisini zirveye taşıdı.
Artık bu noktadan sonra'' İSTİKRAR'' ve ''KALICI OLMAK'' zorunluluğu vardır.
Potanın Perileri çıtayı yükseğe taşıdı.Bundan sonraki görüntümüz de Dünya ve Avrupa Şampiyonaları ile Olimpiyat Oyunları'nda sürekli madalya kovalayan İSTİKRAR ABİDESİ bir ekip olmalıdır.
Bu arada yıllardır başarılara birlikte imza atan Potanın Perilerinin yaş ortalaması da bir hayli yükseldi.Birbirinden başarılı yıldızlarımız birer-ikişer potalara veda etmeye hazırlanıyor.Bunun ilk örneğini ESMERAL ile yaşadık. ESMERAL TUNÇLUER(1980-1.75) Avustralya maçında son kez Milli Takımımızın formasını giyerek aktif sporculuk yaşamını noktaladı.Örnek kişiliği ve başarılı oyunculuğuyla gönüllerde taht kuran ESMERAL'e Milli Takımımıza yaptığı büyük katkılar nedeniyle teşekkür ediyor,bundan sonraki yaşamında da özellikle basketboldan kopmadan sağlıklı ve mutlu günler diliyoruz.
(A) Milli Kadın Basketbol Takımımızda forma giymek için can atan çok başarılı gençlerin olduğunu yakından biliyorum.Tabii ki bu pırıl-pırıl gençlerimize de çok yakında sıra gelecektir.Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Basketbol uzun ve kısanın oyunudur.Ancak ülkemizdeki Dünya Şampiyonası'nda da bir kez daha görüldü ki UZUN BOYLU OYUNCULARA sahip takımlar rakiplerine karşı futbol tabiriyle maça 1-0 önde başlıyor.Bunun en büyük sıkıntısını tek gerçek pivot NEVRİYE YILMAZ'a sahip Potanın Perileri ile çok yakından yaşadık.Ülkemizde ne yazık ki uzun kızlarımızı Voleybola kaptırıyoruz.
Bu noktada anne ve babalara seslenmek istiyorum.Lütfen uzun boylu kızlarınızı basketbol sporuna yönlendiriniz.Çünkü Dünya zirvesine ulaşmak için onlara çok ama çok ihtiyacımız var.Ülkemizdeki bu büyük basketbol resitalinden sonra Bayan Basketbolumuzda aranan kan ve kanlar çok kısa sürede bulunacaktır diye düşünüyorum.
Yaklaşık 10 gün boyunca bizi heyecandan-heyecana sürükleyen (A) Milli Kadın Basketbol takımımızın teknik ekibi ve oyuncularını yürekten kutluyoruz.
İYİ Kİ VARSINIZ POTANIN PERİLERİ...