BABA VE OĞUL
Aslinda hiç yazasim yok..
Çünkü onlar büyüyüp gittiginde ben hep böyle oluyorum..
Hüzün basiyor her yanimi..
Konusasim bile gelmiyor..
Basketbolu ve hayati ögrettigim çocuklarim yine büyüdüler..
Ve yine gidiyorlar..
Bir tarafimiz kivaniyor..bir tarafimiz ne kadar kevgirden geçirsek yine yufka..
Eskiden olsa gelir ogluma sarilirdim evde..
Ama isin kötüsü bu sefer..
O da gidiyor..
Minicik ayaklarini severdim uyurken ..dün gibi daha..
Vicdansiz zaman nasil da geçivermis bizi kendi derdimize düsürüp..
Dönüp de simdi buna söylenesim bile yok..
Baba ve ogul
Bu duygunun herseyden ne kadar farkli oldugunu babalar bilir yalniz..Ogullar da baba olduklarinda..
Söyle erkek erkege bir sarilirsin koca ellerle sirtlara saplata saplata ve siki siki..
O an hayat durur..
Baba sarildiginda rektifiye zamani bile gelmis olsa,hala ne kadar güçlü oldugunu ispatlamaya çalisir hep..Çünkü oglunun hala onun gücüne güveniyor olmasidir ruhunu besleyen egosu..Ogul ise çok daha güçlü olmasina ragmen onun bu hassas tarafini incitmemek için daha nazik kucaklar babasini..Ona sonsuza kadar ihtiyaci oldugunu hissettirir ..
Baba ogul böyle birseydir..
Neden bunlari anlatiyorsam..
Aslinda hiç yazasim yok..
Bizimki hep ayaklari yorganin disinda uyur..
Sevmesi kolaydir..
Bunu en son yapmaya kalktigimda irkilmistim..
O minicik ayaklar damacana kadar olmus..
Son birkaç günümüz..
Bilirim de konduramam aslinda da..
Ogullar evden gittiklerinde gidis o gidistir hep..
Gidip o koca ayaklari sevecegim simdi..
Saat sabahin 5 i ..
Uyuyor..
Benimse hiç uyuyasim yok..