-Türkiye hakkında birçok şey biliyorsun ve burada daha önce farklı şehirlerde forma giydin. Geri dönmek sana neler hissettirdi?
Darius Washington: Türkiye, hayatım boyunca forma giymekten en keyif aldığım ülkelerden biri oldu. Buraya döndüğüm için çok mutluyum çünkü Türkiye?deki basketbol atmosferi tek kelimeyle harika.

-Okan Çevik ile daha önce çalışmıştın ancak bu sefer çok farklı dinamikleri olan bir ligde mücadele ediyorsun. Türkiye Basketbol Ligi hakkında neler söyleyebilirsin?
Darius Washington: Aslında bir yorum yapmak için henüz erken. Yine de şunu söyleyebilirim ki bu ligde birçok kaliteli ve iddialı takım mücadele ediyor. Kariyerli oyuncular ve başantrenörler var. Zorlu bir yarıştan bahsediyoruz?

-Sakarya BŞB?nin, Süper Lig?e yükselmek gibi önemli bir hedefi var. Sen, zihinsel ve fiziksel olarak bu hedefe nasıl katkın olacağını düşünüyorsun?
Darius Washington: Ben, öncelikle mental olarak yeni takımıma yardım edeceğime inanıyorum. Tabii amacım onlar için sahadaki mücadeleyi kolaylaştırmaya çalışmak. Her antrenmanda ve maçta fiziksel olarak verebileceğim en yüksek katkıyı verip Süper Lig hedefi yolunda katkı vereceğimi düşünüyorum.

-Can Akın ve Caner Ercan gibi eski takım arkadaşlarınla tekrar beraber oynuyor olmanın sana nasıl bir pozitif etkisi olduğuna inanıyorsun?
Darius Washington: Can ve Caner ile tekrar takım arkadaşı olmak benim için mutlaka işleri kolaylaştırıyor çünkü ben onların oyun tarzını, onlar da benim tarzımı çok iyi biliyor.

-Kariyerin boyunca birçok farklı ülkede farklı formalar giydin. Hangi şehir ya da ülke sende en güzel anıları bırakan yer oldu?
Darius Washington: Bu soruya cevabım Türkiye olacak. Buraya dönüşüm, Türkiye?ye gelişimin dördüncü sezonu oldu ve burası her sene hem basketbol sahasında hem de sosyal hayatımda muhteşem anılar biriktirdiğim bir ülke.

-Türkiye?de bulunduğun yıllar boyunca hala görüştüğün yakın bir arkadaş edindin mi?
Darius Washington: Pek sayılmaz. Daha önce çok yakın dost olduğum bir Türk arkadaşım olmadı ama bu ülkede harika takım arkadaşlarım ve antrenörlerim oldu?
 

Röportaj: Şansın Tokyay