Sezon devam ederken antrenör değişikliğine giden ve 16. Haftadan itibaren yoluna Burak Gören ile devam eden Socar Spor?un deneyimli ve iyi karakterli oyunculardan kurulu bir kadro olduğunu söyleyen Güney, play off maçlarına dek performanslarının bir hayli yükseleceğine inandığını da ifade etti.

-Son bir buçuk aydır Burak Gören başantrenörlüğünde kurulan yeni düzen ile Socar Spor nasıl bir yolda ilerliyor?
Barış Güney: Burak Gören?in gelmesi ile teknik ve fiziksel olarak yeni bir düzen kuruldu ve sistemimiz yavaş yavaş oturmaya başladı. Hem antrenman standardımız yukarıya çıktı hem de saha içinde oyundan kopmamak adına disiplin seviyemiz yükseldi. Bu bahsettiklerim maçlara da yansıyor. Sezon ortasında hem antrenör değiştirmek hem de bir süreçten başka bir sürece geçmek zor bir durumdur. Bizim takımımızda herkes işleyişin sağlıklı ilerlemesi adına katkıda buluyor ve elinden gelen gayreti gösteriyor. Ben birkaç hafta içinde daha yukarı tırmanabileceğimizi düşünüyorum.

?Burak Gören Bize Güvendi, Biz De Ona??
-Antrenör değişikliğinin ardından oyuncuların gösterdiği reaksiyonun düzenin oturması adına temel unsur olduğunu söyleyebilir miyiz?
Barış Güney: Şundan da bahsetmek gerekiyor ki çok düzgün bir kulüp yapımız var. Herhangi bir Süper Lig kulübünün düzeni, Socar Spor?da mevcut. Tesislerimizin kalitesi olsun, maaş ödemeleri, ya da sporcuya yaklaşım olarak olsun sistemimiz çok verimli. Aramıza yeni bir oyuncu katıldığında ya da antrenörümüz değiştiğinde gelen kişiyi hemen sistemimize dâhil edebiliyoruz. Bu noktada ekibimizde çok tecrübeli oyuncular olmasının da etkisi var tabii. Birinci ligde uzun zaman oynamış, şampiyonluk yaşayıp takımını üst lige taşımış oyunculardan kurulu bir ekibiz. Başantrenör değişikliğinde nasıl tepki vereceğimizi ya da sistemde herhangi bir farklılık olduğunda antrenmanlarda nasıl çalışacağımızı bilen bir oyuncu topluluğuyuz. Yine de kaynaşma aşamasında Burak Ağabey?in rolü de çok büyük oldu, kendisi geldiği gibi pozitif bir havayı beraberinde getirdi. Bizlere güvendiğini, bizlerin bu ligin kalitesinin üzerinde oyuncular olduğumuzu ama yapabileceklerimizi sahaya yansıtamadığımızı ifade etti. Haklıydı, mental düşüşler yaşadığımız oluyordu. Burak Ağabey hem kendini bize çok iyi ifade etti, hem de teknik detayları ve disiplin detaylarını çok iyi dile getirdi. Biz de onun yaklaşımına olumlu bir tepki verince kendisi ile yakaladığımız uyum iyi bir noktaya geldi ve daha iyiye de gidiyor.

-Her sezon TBL?de sürprizlere tanık oluruz? TOFAŞ ve Acıbadem Üniversitesi?nin favori gösterildiği bu sezon siz de play off potasına girmek ve takımınız adına güzel sürprizlere imza atmak için çalışıyorsunuz. Neler yaşanabilir geride kalan haftalarda?
Barış Güney: TOFAŞ ve Acıbadem, ligin çok üzerinde bütçeler ile takımlar kurdular. Onlar iki ana favori ve bu durum mutlaka ki değişmez? Yine de TBL?de play off maçlarına gelindiği zaman her şey çok farklı oluyor. Söz konusu iki takımdan biri ile oynarken, deplasmanda bir maç kazanıp evinize geldiğinizde her şey değişebilir. 40 dakikalık performanslar üzerinden belirleyici sonuçlara gidildiği ve play off ortamı çok farklı olduğu için kimse neler olacağını kestiremez. Ne kadar çok yüksek yatırım yaptığınız bir takımınız olsa da play off aşamasında bir karşılaşmada formsuzluk yaşarsanız bu size pahalıya mal olabilir. Bizim takımımız özelinde de şöyle düşünüyorum, biz haftalar ilerledikçe daha güzel noktalara geleceğiz. Az önce de bahsettiğim gibi, sezon içinde bir antrenör değişikliği yaşadık ve sistemimizi yeniledik. Normal sezonun sonunda da play off sıralamasında altıncı ve sekizinci sıralar arasında yer seçme lüksüne sahip olabilirsek her şey mümkün olabilir.

?Takımımızda Herkes Rolünü Biliyor?
-İstatislikler üzerinden konuşacak olursak takımınızda hücum yükünü yabancı oyuncuların çektiğini düşünebilir miyiz?
Barış Güney: Şimdiki Türkiye Basketbol Ligi, yıllar öncesinin Süper Lig?ine benziyor. Benim Fenerbahçe?de genç oyuncu olarak oynadığım senelerde, iki- üç yabancılı sistemler vardı. Daha çok Türk oyuncuların üzerine kurulu gibi görünen, ama aslında o iki - üç yabancı oyuncusunu çok etkili kullanan takımların başarılı olduğu seneler geçirdi Türk basketbolu. Şimdiki TBL de aynı bu şekilde. Eğer siz iki yabancınızın üzerine takımı iyi kurabilip, takım kimyasını da, yani yabancılar ile Türkler arasındaki paylaşımı iyi ayarlayabilirseniz ve yabancılarınızdan üst düzey katkı alabilirseniz o zaman demin bahsettiğimiz ?sürpriz?leri yapabilecek takımlar arasına girebiliyorsunuz. Ama Türkler bir tarafta, yabancılar bir tarafta olursa, onlar çok top attı diğerleri az top attı gibi hesaplar yapılırsa ve kargaşa olursa bu sefer aşağı sıralarda kalıp play off sıralamasında dışarıda kalınır. Bizim takımımızda arkadaşlığın getirisi çok önemli. Hem tecrübeli oyuncularımız olmasından, hem de yabancılarımızın çok iyi karakterli isimler olmasından dolayı şansımız var. Yabancılarımızın hücum potansiyeli çok yüksek ve onları değerlendirmemiz gerektiğini biliyoruz. Burak Ağabey?in gelişi ile de bunu iyi kullandığımızı düşünüyorum. Fazla top kullanıyor gibi görünebilirler ama doğru zamanda ve doğru yerde kullanıldığı zaman ben atılan topların ?fazla? olduğunu düşünmüyorum. Türk oyuncular da tabii ki takımımıza çok ciddi katkı veriyor. Savunma, hücum, asist, ribaund anlamında Türk oyuncuların ciddi performanslar sergilediği maçlar var. Biz ?takım? olgusuna çok bağlıyız ve herkes rolünü biliyor. Eğer roller haftalar ilerledikçe daha da net oturursa ve herkes şimdi yaptığından biraz daha fazlasını yaparak işin içine girerse performansımız da daha yüksek olacak.

-Süper Lig?de beş yabancı oyuncunun sahada olabildiğini düşünerek genç Türk oyuncuların gelişimi adına TBL?nin önemli bir alan olduğunu söyleyebilir miyiz?
Barış Güney: Süper Lig?de beş artı bir yabancı kuralı ilk çıktığında, buna karşı olan oyuncular arasında ben de yer aldım. Antrenörlerin adil davranabildiği düzeyde yabancı veya Türk oyuncu ayırımı olduğuna inanmıyorum. Eğer antrenörler dışarıdan gelen yabancı daha skorerdir, onu kullanalım; Türk oyuncuyu zaten biz yetiştiriyoruz, hem de daha genç, onun zamanı var diye düşünürlerse bence yeni yabancı kuralı Türk basketboluna çok büyük zarar verir. Ancak antrenörler her oyuncusuna aynı mesafede durabilir ve kim hak ediyorsa formayı ona verebilirse, Türk gençlerinin gelişmesine yardımcı da olabilir bu kural. Bu, çok ince bir çizgi ve Türkiye?de bu çizgiyi anlayabilenler olduğu gibi anlayamayanlar da var. Aynı şeyi oyuncu olarak özeleştiri yapmak sureti ile de söyleyebilirim. Oyuncular da bu ince çizgiyi anlamak konusunda sıkıntı yaşayabiliyorlar. Türk sporcular da altı yabancılı sistemde daha çok çalışmalılar. Aldıkları dakikaları verimli geçirip, maç maç sürelerini yükseltmeleri gerekiyor. Belki bunun farkında değiller ama olmalılar. Benim Süper Lig?de on beş senem geçti, maçları da hala takip ediyorum ve beş artı bir yabancı kuralının Türk basketboluna zarar verdiğini düşünüyorum.

?Genç Oyuncuların Maddiyatı Ön Plana Almaktan Kaçınmaları Gerekiyor?
Türkiye Basketbol Ligi?ne gelecek olursak orada da finansal konular devreye giriyor. Süper Lig?de ödemeler üst düzeye çıktığı için bizim lige gelip oynamayı seçmeyen genç oyuncular oluyor. Süper Lig?de süre almayan genç oyunculara TBL?den yapılan bazı tekliflerin kabul edilmediğini biliyorum. Bence TBL takımında kiralık oyuncu olarak yer almak, sahada süre bulmalarının dışında onların alacağı sorumluluk açısından besleyici olacaktır. Genç bir oyuncunun 20-25 dakika dört yabancının yanında sahada olması pek bir şey ifade etmeyebilir. Öbür taraftan sorumluluk sahibi olmak, bir takımı TBL?den Süper Lig?e taşıyan ekibin içinde bulunmak, en azından takımına maç kazandırmak; bunlar çok farklı duygulardır. Yine de günümüzdeki finansal dengeler gençlerin bazı şeyleri anlamasını zorlaştırıyor çünkü Süper Lig?deki finans kuvveti ile TBL?deki farklı. Bu noktada genç oyuncuların maddiyatı düşünmekten biraz kaçınmaları gerekiyor. Belli bir oyunculuk seviyesine geldikten sonra zaten sistem içinde otomatik olarak para kazanmaya başlayacaklar. Bunlar hep mental olarak sağlam kalmak ile alakalı şeyler. Aynı oranda genç sporcunun işine ne kadar profesyonellikle yaklaşıp, basketbol oynamayı ne kadar sevdiği ile alakalı? ?Ben buradan kazanabildiğim kadar para kazanayım? mantığı olursa, o zaman genç oyuncular Süper Lig?deki altı yabancılı sistemden zarar görebilirler. 23-24 yaşlarına kadar süre almadan gelişim yıllarını tüketirlerse, bu sefer diyelim ki beş altı sene sonra yabancı kuralı değişirse; onlara süre bulabilecekleri bir ortam sağlanırsa o zaman da adapte olamayacaklar?

-Burak Gören?in bahsettiği, ekibin potansiyelinin altında kalmış olduğu konusundan yola çıkarak takımın sahip olduğu özellikleri Barış Güney?in gözünden dinleyebilir miyiz?
Barış Güney: Bu konuya iki yönden yaklaşacağım; birincisi kulübün kendi öz potansiyeli. Şöyle ki bu kulüp, basketbolu çok seven insanlardan oluşan ve ciddi yatırımlar yaptığı gibi daha fazlasını da yapmayı hedefleyen bir kulüp. Aynı zamanda uzun vadeli bir başarı için planlar yapılıyor. Başkanımız, yöneticilerimiz, genel menajerimiz ile ne zaman bir araya gelsek bunlar dile gelen şeyler. Socar Spor, TBL?de kalmak isteyen ya da bir iki sene yatırım yapıp basketboldan çekilmeyi düşünen bir kulüp değil. Uzun vadeli projeler yapan, iki üç sene içinde Süper Lig?e çıkıp, oradan da Avrupa arenasında olmayı hedefleyen bir kulüp yapısı var. Bu bahsettiklerim sebebi ile zaten takımımız sezon başından beri potansiyelinin altında kaldı. Öbür taraftan oyuncular üzerinden gidelim; takımımızda çok oyuncu değişikliği oldu. Birkaç oyuncumuz aramızdan ayrıldı, yerine yeni oyuncular geldi ve takım kimyasını oluşturmakta biraz zorlandık. Yabancı oyuncumuz Taquan Dean sakatlanıp aramızdan ayrıldı ve onun yerine yeni bir yabancı oyuncu takıma dâhil oldu. Dinamiklerimiz sürekli değişti. Ben takımın oyuncu seviyesinde de potansiyelinin altında kaldığını düşünüyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi zamanla her şey daha iyi olacak. Burak Ağabey?in gelişinden sonra taşlar yerine oturuyor;  artık belli kurallar konuyor ve bu doğru kurallar çerçevesinde basketbolumuz da gelişiyor. Galibiyetlerimiz de arka arkaya gelmesi önemli oldu. Sürekli mağlubiyet alan bir takım, mağlubiyetlere de alışıyor? Şimdi maç kazanmaya devam ettiğimiz sürece galibiyetlere alışacağız. Haftalar ilerledikçe de daha tehlikeli bir Socar Spor göreceğinizi düşünüyorum.

Röportaj: Şansın Tokyay
Fotoğraf: Mustafa Kemal Makinacı