-Kaptanlığını yaptığın İstanbul D.S.İ. için zor zamanlar yaşanırken, sen geçirdiğiniz sezonu nasıl analiz ediyorsun?
Fırat Aydemir: Beklediğimiz gibi gitmiyor işler? Sezon devam ederken ayrılan ve yeni gelen oyuncular oldu. Bu durum ?takım? olma noktasında bizi olumsuz etkiledi. Sezonun ikinci yarısı ile beraber de yeni bir Amerikalı oyuncu aramıza katıldı. Maç kazanabilme ile alakalı bazı sıkıntıları aşmaya çalışıyoruz. Geride kalan tüm karşılaşmalarımızı birer final maçı gibi düşünerek kazanabildiğimiz kadarını kazanmamız lazım. Ligde kalmayı çok istiyoruz. Hedefimiz şu andan itibaren mağlubiyet almamak. Artık maç seçme gibi bir lüksümüz yok. TOFAŞ ve Acıbadem ile önceden oynamış olduğumuz için de herkesi yenebileceğimizi düşünüyoruz.

-Takımda Türk oyuncular ve yabancı oyuncular arasındaki ilişkiler nasıl? Top paylaşımı adına da çok önemli olabilir bu konu?
Fırat Aydemir: Ligimizde iki yabancılı sistemde hücum, biraz da yabancılara destek olmaya çalışan Türkler olarak şekillendi. Bizim de yabancı oyuncularımız ile herhangi bir iletişim problemimiz yok. Öbür taraftan onlarla sahada yakalamak istediğimiz uyumu yakalayamadığımızı da itiraf etmem gerekiyor. Şimdi bir yabancı oyuncu daha getirdik. Üç yabancımız oldu, haliyle ikisini oynatıyoruz. Söylediğim gibi iletişim problemimiz yok ama uyum problemimiz oldu. Bu durumu aşmaya çalışıyoruz. Kalan maçlarımızda hem onların katkısı hem bizim onlara vereceğimiz destek ile en önemli hedefimiz ligde kalmak olacak.

?Yeni Mezun Amerikalılar, Avrupa?ya Uyum Sağlamakta Zorlanıyor?
-Sahada yaşadığınız uyum sorunu neden kaynaklanıyor olabilir?
Fırat Aydemir: Ben basketbolun içinde 19. senemi yaşıyorum. Bu duruma şöyle bir açıklama getirebilirim ki Amerika?da üniversiteden yeni mezun olmuş bir oyuncu buraya geldiğinde ciddi bir adaptasyon sıkıntısı çekiyor ve doğal olarak biz de onunla uyum sağlamakta zorlanıyoruz. Uzun oyuncumuz Mikael Hopkins ile bu problem yaşandı sene başında. Kendisi ilk geldiği zamanlar hem Avrupa basketboluna, hem de buradaki hayata ayak uydurmakta zorlandı. Öteki taraftan kısa oyuncumuz Derek Williams dört sezondur burada ve neredeyse bizim kadar Türk oldu. Bütün yemekleri bizim gibi yiyor, hatta restoranda garsondan Türkçe olarak ?pul biber? isteyebiliyor. Derek ile ilgili bir sıkıntı yaşamadık. NCAA?den çıkıp Türkiye?ye gelen oyuncunun burada yabancılık çekmesi de normaldir aslında. Bir öğrenci mantığı ile hareket ediyorlar ve profesyonel basketbol hayatını bilmiyorlar. Yaşadığımız sorun da Mikael özelinde bundan kaynaklanmış olabilir.

?Artık Evimizdeki Hiçbir Maçı Kaybetmemeliyiz?
-Kalan maçlarınız için de en önemli motivasyonunuz ligde kalmak adına sahip olduğunuz istek olacaktır diye tahmin ediyorum?
Fırat Aydemir: Kalan sekiz maçımızdan beşi evimizde olacak ve onları kesinlikle kaybetmemeliyiz. Deplasmanda çok iyi oynayabilen bir takım olmadığımızı söyleyebilirim. Evimizde motivasyonumuz daha yüksek oluyor. Seyircimiz ile beraber yarattığımız atmosfer bize iyi geliyor. TOFAŞ ve Acıbadem ile daha önceden oynamış olmamız da kalan maçlarımızda kayıp yaşamamamız adına bizim için avantaj. Final Spor ve Bandırma Kırmızı ile gerçekleşecek maçların da ayrı önemi var çünkü onlar da ligden düşme konusunda bizim gibi risk taşıyan ekipler. Saha avantajımızı kullanabilirsek ligde kalabileceğimizi düşünüyorum.

Röportaj: Şansın Tokyay