Arda Vekiloğlu:''İyi takım yoktur, iyi basketbol oynayan takım vardır''
Türkiye Basketbol Ligi ekiplerinden Gelişim Koleji?nin başantrenörü Arda Vekiloğlu, TBF TV için Şansın Tokyay?ın sorularını yanıtladı.
Çocuk yaşlardan beri oyuncu olarak basketbolun içinde olan Vekiloğlu, İzmir Karşıya?da başladığı oyunculuk kariyeri boyunca defalarca milli formayı taşımış, Türkiye?nin önemli kulüplerinde forma giymiş ve Euroleague seviyesinde basketbol oynamıştır. Arda Vekiloğlu, şu anda Gelişim Koleji?ni çalıştırıyor olmanın yanında 2015 yılında Yunanistan?da gerçekleşen U19 Genç Erkekler Dünya Şampiyonası?nda üçüncü olan U19 Milli Takımımızın da yardımcı antrenörü olarak görev almıştır. Türkiye Basketbol Ligi?nde sıralamada 14. olan Gelişim Koleji için geride kalan sürecin daha iyi geçmiş olabileceğini ifade eden Vekiloğlu, mevcut durumu daha iyi hale getirebilecek vakitlerinin ve fırsatlarının bulunduğunun da altını çiziyor.
-Ligde haftada iki maç oynadığınız zamanların da olduğu yoğun bir süreç mevcut. Nasıl geçti geride kalan dönem sizin için?
Arda Vekiloğlu: Daha iyi geçebilirdi. Sakatlıklar ve rotasyon ile ilgili sıkıntılar yaşadık. Bu durum da bahsettiğiniz o yoğun döneme daha fazla denk geldi. Sakatlanan oyuncularımız iki maç arası iyileşebilecekken haftada iki mücadele oynandığı için normalde kaçıracaklarından daha fazla maç kaçırmak durumunda kaldılar. Zaten takımımız bütçemizle orantılı olarak muazzam genişlikte bir rotasyona sahip değil. Bizim iki tane oyuncudan yoksun sahaya çıkmamız, ciddi bir eksikle oynamaya çalışmamız anlamına geliyor. Bu konunun diğer boyutu da sakatlanan isimlerin yerine oynayan oyuncuların ekstra çabası oluyor. Onların normalde rolleri kısıtlıyken böyle durumlarda daha fazla sorumluluk almak zorunda kalıyorlar ve ellerinden geldiği kadarı ile de görevlerinin hakkını veriyorlar. Tabii biz de tecrübesizlikle alakalı bazı hataları tolere etmeye çalışıyoruz. Yine de antrenörün beklentisi her zaman sahaya çıkan oyuncusundan maksimum verim almaktır. O bakımdan ben daha iyi bir yerde olabilirdik diye düşünüyorum. Yine de sezon çok uzun, arka arkaya alınacak birkaç mağlubiyet ya da galibiyet her şeyi değiştirebilir. Mevcut durumumuzu daha iyi hale getirebilecek çok vaktimiz ve fırsatımız var.
-Liginizde yaş ortalaması nispeten yüksek ve sizin takımınızda da Pertevniyal örneğinde olduğu gibi çok genç oyuncular var. Bunun yanında TBL?de Türk oyuncular Süper Lig?e göre daha fazla forma şansı bulabiliyorlar. Bu iki konuyu Gelişim Koleji penceresinden bakarak nasıl değerlendirebilirsiniz?
Arda Vekiloğlu: Biz bu iki nokta açısından da bütçemizle doğru orantılı olarak rakiplerimize göre daha kısıtlı hareket kabiliyetine sahibiz. Bahsettiğiniz Pertevniyal örneğinde çoğu oyuncu altyapı milli takımlar seviyesinde ciddi başarılar elde etmiş kalifiye oyuncular. Kendi jenerasyonlarının en iyi oyuncuları arasında yer alan o bilgili ve tecrübeli çocuklardan herkesin beklentisi çok yüksek. Antrenörleri Bilal Han Duru ile uzun yıllardır beraber olmalarının da önemini görmeden gelemeyiz. Pertevniyal, bana göre sürpriz olmayan sonuçlar alıyor. Bizim takımımızda da genç oyuncular var ve bunların bir kısmı iki üç senedir bu ligde oynayan, sorumluluk alan oyuncular ancak bu sene ilk defa dakika almaya başlayan genç sporcularımız da var. Bence ?iyi takım? yoktur, ?iyi basketbol oynayan, iyi mücadele eden? takım vardır. Bu noktada yaşın, tecrübenin, ırkın önemi azalıyor. İşin büyük kısmı ?takım olmak? ile alakalı. Her iki rakip de bu konuda eşit derecede başarılı ise, o zaman oyuncu tecrübesi, yeteneği, fiziksel avantajı gibi faktörler konuya hâkim oluyor. TBL?de her maçta aynı oranda mücadele göremiyoruz. Üst seviye liglerdeki performans istikrarı bizim ligimizde pek olmuyor. Maç günü sahada daha mücadeleci olan taraf ön plana çıkan ekip oluyor. Biz bu durumun avantajını kullanmaya çalışıyoruz. Bizim kulübümüzün misyonu altyapıdan oyuncu yetiştirip yetiştirdiğimiz isimleri A Takım seviyesinde oynatmak.
Arda Vekiloğlu: ?Maç Kâğıt Üzerinde Değil, Sahada Kazanılır!?
-Söylediklerinizden yola çıkarak Türkiye Basketbol Ligi?nde günlük performansların öne çıktığının altını çizmek mi gerekiyor?
Arda Vekiloğlu: Bunun örneklerini de gördük zaten. Günlük performansların yarattığı sürprizler önceki senelerde de oldu, olmaya da devam ediyor. Sadece bizim ligde değil, her ligde bu böyle. Euroleague?de dahi farklı bir senaryo yok. Maç günü mücadele etmeye hazır, ciddiyetle konsantre sahibi, daha aç olan takım bir adım öndedir. Tabii bu noktada hiçbir zaman organizasyon, takım ve oyuncu kalitelerini bir yana bırakıp konuşmuyorum. Yine de oyuncuların kendilerini maça hazırlaması ve motivasyon sahibi olması çok kolay bir iş değil. Bazen takımlar kendilerinden güçlü olduğu düşündükleri bir ekibe karşı daha maçı oynamadan kaybedebiliyor. Ben bu duruma sıcak bakmıyorum. Şu unutulmamalıdır ki maç sahada kazanılır.
-Şu dönemde, 12 hafta geride kalırken, TBL?de sıralama şekillenmeye başlamış mıdır sizce, yoksa fikir sahibi olmak için henüz erken mi?
Arda Vekiloğlu: Biz bir maratonun içindeyiz ve bu maratonun sonu hakkında fikir sahibi olmak için henüz çok erken. İşin içinde transferler, olası takviyeler de var. Bir tane oyuncunun varlığı ya da yokluğu bir takım için çok şey değiştirebilir. Bu sadece o oyuncunun performansı ile değil, o oyuncunun takım kimyasında doldurduğu yer ile ilgili de olabilir. Hala transfer döneminin içindeyiz. Takımların yapacağı bazı hamleler ile değişik senaryolar yaşanabilir. Tofaş ve Acıbadem?in bu ligden yukarıya çıkacak iki takım olduğu beklentisi malum. Bu algının ortaya çıkması için de birçok etken var; oyuncu kalitesi, yatırımlarının büyüklüğü, sahip oldukları bütçeler gibi? Bu iki takımın ciddi derecede diğerlerinden farklı olduğunu söyleyebiliriz. Yalnız şöyle de bir gerçek var ki bugüne kadar beklenti içinde olunan iki takımdan biri lige çıktığı gibi yanında genelde sürpriz bir takım yükselmiştir. Zaten herkes belli iki takımın lige yükseleceğini baştan kabul ediyor olsa başka hiç kimsenin bir iddiası olmaz. İş play-off safhasına kaldığında o dönemde daha hazır olan takım arka arkaya alacağı iki galibiyetle işlerin şeklini değiştirebilir. Tabii Tofaş ve Acıbadem de bu durumun farkında olduğu için bir sürprizle karşılaşmamak üzere hazırlıklarını yapıyorlar.
-Sohbetimizin başında yaşadığınız bazı sıkıntılardan söz etmiştiniz. Gelişim Koleji ligde 12. hafta itibarı ile sizin gözünüzden bakıldığında ne noktada ve siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Arda Vekiloğlu: Evet, rotasyondaki eksikliklerimizden bahsettim ama ben bahaneleri çok seven biri değilim. Ne olursa olsun sahaya beş tane oyuncu ile çıkılıyor ve basketbol oynanıyor. Sporcuların isimleri de maçtaki mücadele adına bence çok önemli değil. Biz, ortaya koyduğumuz basketbol ve takım karakteri itibarı ile benim hoşuma giden görüntüler sergiliyoruz. Ben karamsar ve kötü bir tablo çizmiyorum takımla ilgili. Tam tersine, birçok insanın beklentisinin üzerine çıkan, takdir toplayan, daha da önemlisi bizim hoşumuza giden işler var ortada. Oynadığımız oyun savaşçı ve sahip olduğu enerjiyi ortaya koyan bir takımın oyunu. Bir arada hareket ediyor, direnmeyi bırakmıyoruz. Maçı önceden kafamızda oynamıyoruz; gününde sahada oynuyoruz. Biz doğru ve güzel basketbol sergilemeye çalışıyoruz. Bunu gerçekleştirdiğimiz maçlar ya da maçların içinde belli periyodlar var. Amacımız oyunumuzu sürekli hale getirmek. Bazen insanlar bir karşılaşma için Gelişim Koleji bu maçı farklı kaybeder diyorlar. Biz, o maçı kazanamasak dahi iki-üç periyodu çok dirençli oynadığımızda insanların şaşkın bakışları içerisinde basketbolumuzu sahaya koymuş oluyoruz ve bu benim hoşuma gidiyor. Tabii neticede herkes sonuca bakar. Kulübümüzü bu noktada biraz ayırabiliriz çünkü bizim algımız sadece sonuca odaklı değil. Altyapıdan gelen oyuncularımızın maçlarda forma şansı bulması, ya da basketbol camiasında Gelişim Koleji Spor Kulübü olarak duruşumuzla varlık gösteriyor olmamız da bizim için önemli. Başkanımız Serdar Öner de bu konulara önem veren bir insan. Biz istediğimiz işleri istikrarlı olarak gerçekleştirebildiğimiz zaman bu lig içinde adımızdan söz ettirebilecek performanslar ve doğru kurumsal duruşu sergileyebiliriz. Ayrıca daha önce sizin de bahsettiğiniz bir konu var ki yerli oyuncuların gelişimi TBL ile mümkün olacak gibi görünüyor. Benim oyunculuk dönemimde Süper Lig?de iki yabancı oyuncu forma giyebiliyordu. Şimdi aynı durum TBL için geçerli. Süper Lig?deki yabancı sayısının fazlalığı TBL?nin kalitesini ve Türk oyuncuların sorumluluğunu da artırdı. Bu açıdan baktığımızda altyapı milli takımlarındaki önemli oyuncuların işin başını çekeceği ve onların içinden daha elit ve hazır halde olanların kendisini yukarıya çıkaracağı bir platformdan bahsediyoruz. İnşallah bu süreçte oyuncular da aldıkları sürelerin hakkını verirler.
Röportaj: Şansın Tokyay
Yorumlar (0)