Site En Üstü 728x90 - 970x90 (TBF)

11-09-2017 AVNİ KÜPELİ

Ev sahipliğini yaptığımız 2001'deki Avrupa Şampiyonası ve 2010'daki Dünya Şampiyonası'nda gümüş madalyalarla taçlanan ülke basketbolumuz için yine grup ve final aşamalarını İstanbul'da düzenlediğimiz 2017 Avrupa Şampiyonası'nda hiç olmazsa çeyrek final,yarı final,hatta-hatta bir final görebilir miydik? İşte tüm bu HAYALLERİMİZ ve düşüncelerimiz yıllardır hep "NEDEN OLMASIN"ı gösteriyordu ama yine olmadı,zaten olması da mümkün değildi ve öyle de oldu.Turnuva başlayıp ACI GERÇEKLERLE yüzleşince sadece HAYALLERLE ve dolduruşlarla GERÇEĞE ulaşamayacağımızı bir kez daha görmüş ve bir kez daha anlamış olduk.Şimdi yine aynı soru karşımıza çıktı.Acaba bu garip döngüden ve bu İÇİ BOŞ HAYALLER BATAĞINDAN ne zaman kurtulmayı başaracağız?

(A) Takım seviyesinde yaklaşık 10'ar sene aralarla madalyalara abonman olduğumuzu düşündüğümüz yıllara şurada ne kaldı ki,sadece 2-3 yıl..(!) Ne dersiniz,bu noktada (A) Milli Takım seviyesinde istikrardan ve bir sistemden söz edebilir miyiz acaba?

NASIL BAŞLARSAN...

Ülkemizdeki bu şampiyona öncesinde de yine NBA'de forma giyen oyuncularımıza bel bağlamıştık.Ama o da ne? Yine son yıllardaki şampiyonalar öncesinde olduğu gibi NBA patentlilerimiz havadan-sudan bahanelerle "aman bize dokunmayın" mesajı vermekten çekinmemişlerdi.Üstüne üstlük yine yıllardır 75 milyonluk koca bir ülkeden ne hikmetse bir türlü çıkaramadığımız oyun kurucu(guard) pozisyonundaki alternatifsiz devşirme oyuncu Ali Muhammed'de(Bobby Dixon) son dakika sakatlığıyla MİLLİ HAYALLERİMİZİ alıp götürmüş,iş artık yabancı oyuncu hakimiyetindeki kulüp takımlarımızda bırakın forma şansı bulmayı,takımlarının antrenmanlarında bile kenarda oturan yerli oyuncularımıza ve uzun bir sakatlığın ardından parkelere dönen uzunumuz Semih Erden'e kalmıştı.Bu arada NBA'nin çiçeği burnundaki yeni yıldız adayları Cedi Osman ve Furkan Korkmaz'ın neler yapabilecekleri de büyük bir merak konusuydu.Kısaca,her an patlaması muhtemel bir havai fişek koç Ufuk Sarıca'nın kucağına bırakılmıştı.İşte tüm bu olumsuzluklara rağmen taşın altına elini koymaktan çekinmeyen başarılı koç Ufuk Sarıca yönetiminde,kolu-kanadı kırık ve fazla oynatılmamaktan dolayı adeta  pas tutmuş oyuncularımız Avrupa Şampiyonası'nda ellerinden gelenin en iyisini yaparak,hem kendilerini kazanmak yerine maç kazanmayı ilke edinmiş antrenörlerine hem de hepsinden önemlisi Basketbol Federasyonu Başkanı ve eski milli oyunculardan kurulu yönetim kurulu üyelerine çok ama çok anlamlı mesajlar vermeyi ihmal etmediler(!)

ŞAMPİYONADA NELER YAPTIK,NELER YAPAMADIK? 

Bu şampiyonada her şeyden önce millierimiz çok iyi mücadele etti.Yani,ay-yıldızlı formanın hakkını verdiler.Oyuncularımız güçlü rakipleri karşısında maçı kazanma noktasına getirmelerine rağmen kendi takımlarında az oynamalarının dezavantajları nedeniyle ne yazıktır ki mücadelenin sonlarını noktalayamadılar.Üst düzey konsantrasyon ve takım disiplini altında oynayarak birliktelikten güzel örnekler sergileyen millilerimizin en büyük eksiğini oyun kurucu pozisyonunda,3 sayı savunmasında ve çemberden seken ikinci topları alamamanın yanı sıra bench katkısının yetersizliği ve sadece Cedi Osman,Furkan Korkmaz,Melih Mahmutoğlu ve Semih Erden'in skor katkısına sığınma noktalarında gördük. 

GÖRDÜKLERİMİZ AYRI,YÜREK AYRI

Ne olursa olsun,artılar ve eksileri bir kenara bırakıyor,Milli Takımımızın koçu UFUK SARICA ve 12 YÜREKLİ DEV ADAMI kalpten kutluyor,emeklerinize ve ellerinize sağlık diyoruz.HEPİNİZE KUCAK DOLUSU SEVGİLER VE ALKIŞLAR,ALKIŞLAR,ALKIŞLAR...

SAVAŞ EDEBİYATI(!)

Şampiyonanın ülkemizdeki yayıncı kuruluşunun spiker,yorumcu ve muhabirleri bir "Savaş Edebiyatı" tutturmuşlar gidiyor.Ahlar-Vahlar eşliğinde "Sonuna kadar savaştık" bu da bize yeter görüşünü anlayabilen varsa beri gelsin.Arkadaşlar bu bir savaş değildir.Bunun adı mücadeledir.Bunun adı üzerindedir,bu bir oyundur.Yenersin veya yenilirsin.Gücün yeterse mücadele edersin,gücün yetmezse rakibin mücadelesini kabullenirsin.Bir oyunu savaşmak ile eşdeğer tutmak ve genç nesillere bu şekilde empoze etmek akıl tutulmasından başka bir şey değildir.

BASKETBOL FEDERASYONU NE YAPIYOR?

Hidayet Türkoğlu yönetiminde,ağırlıklı olarak eski milli basketbolculardan kurulu yönetim kurulu başa geldiğinde sevinmiştik.Ne de olsa basketbolumuzun içinden geldikleri için sorunları çok iyi biliyor ve bu sorunları çözmek için radikal kararlar alacaklardır diye düşünüyor ve HAYAL kuruyorduk ama yine ACI GERÇEKLER yüzümüzde adeta bir tokat gibi patlamakta gecikmedi. Kulüp takımlarımızı küstürmemek adına ülkemizdeki yabancı  cennetine dur diyemeyen federasyonun,ülkemizdeki bu şampiyona öncesinde gazetecilerimizden gelen akredite taleplerine yardımcı olmak yerine bu bizim işimiz değil,sorununuzu FIBA ile çözün demesinin yanı sıra tatilini yarıda keserek salona gelen Basketbol Milli Takımımızın bir önceki koçu Ergin Ataman'ı başlarına taç edeceklerine onu arka sıralara göndermelerini ve milli takım oyuncularını bir reklam aracı gibi göstermelerini sizlerin yorumuna bırakıyorum.

Şu unutulmamalıdır ki,insanlar gelip geçici,makamlar kalıcıdır. Önemli olan o makamın kıymetini bilmek,ona göre davranabilmek ve alınan radikal kararlar mirasını kendilerinden sonraki kuşaklara  aktarabilmektir.

KULÜP MÜ,MİLLİ TAKIM MI?

Kulüp takımlarımızın Avrupa Kupaları'ndaki başarıları hiç kuşkusuz hepimizi mutlu eder.Ancak nedendir bilinmez,Milli Takımımızın, kulüp takımlarımızın çok çok önünde olduğunu unuturuz.Oysa ki Milli takımlarımız her şeyin üstündedir.Çünkü Milli Takımlarımız 75 milyonu temsil eder.Yani her ülke için milli yani yerli sporcu ve takımlar önemlidir.Bizden hatırlatması...

BİZ NE YAPIYORUZ?

Geçen yıllarda liglerimizdeki yabancıları seyrediyorduk.Bu yazımı kaleme aldığım şu sıralarda ne mi yapıyoruz? Ülkemizdeki Avrupa Şampiyonası'nda yine yabancı takımları ve yabancı oyuncuları seyrediyoruz.Kısaca,"Batı Cephesinde Değişen Bir Şey Yok" misali yine aynı filmi İsraillilerle birlikte seyrediyoruz,seyrediyoruz, seyrediyoruz...

Bizim gibi futbol ile yatan,basketbol ile kalkan İsrail için de bu şampiyona bir hayal kırıklığına sahne oldu.Çünkü onların ligi de bizim ligimiz gibi yabancı bolluğundan geçilmiyor.Onlar da bizim gibi ne yapacaklarını bilemez durumdalar.Ne yazık ki,kötü örnek,kötü örneği de beraberinde getiriyor.

SERZENİŞ...

Özellikle yerli oyuncularımızın takımlarında daha fazla oynamalarının yanı sıra  güçlü bir mili takım oluşturabilmek ve federasyonun icraat yetersizliği konularında ne yazıktır ki eller bir türlü kalem ve klavye tutmaz,ağızlar konuşmaz oldu.Federasyon gibi basketbol yazarları ve otoriteleri de bu suskunluğa tutsak olmuşlar gidiyorlar.Haydi hayırlısı...

ÇÖZÜM NE?

Basketbol Federasyonunun ilk görevi (A) Milli Basketbol Takımımızı bir an evvel ayağa kaldırmaktır.Bunun için radikal kararları hayata geçirmeleri artık kaçınılmaz bir GERÇEKTİR.Her şeyi kulüplerden beklemek yani kulüpler oyuncuları yetiştirsin biz gereğini yaparız mantığı artık çok gerilerde kalmıştır.Eskinin milli oyuncuları,yeninin federasyon başkanı ve üyeleri kendilerinin takımlarında uzun süreler alarak yani düzenli forma şansı bularak elit oyuncular haline geldiklerini ne çabuk unuttular acaba? Hadi kulüplerin baskısı sonucu ülkemizdeki yabancı oyuncu kotasını daraltamıyorsun o zaman yerli oyunculardan kurulu takımların mücadele edeceği bir Gençler Ligi'ni vakit geçirmeden uygulamaya koyarsın.Bu da olmazsa genç ve yıldız milli takım oyuncularımızdan oluşturulacak örneğin;Basketbol Federasyonu Milli Takımı adı altında bir takımı Süper Lig'e dahil edersin veya yerli oyunculardan kurulu geleceğin milli takımının Adriyatik Ligi'nde oynamasını sağlarsın. Böylece sadece yerli oyuncularımızdan kurulu bu takım yabancılarla mücadele ede-ede sezon sonunda elbet kendisini de bulacaktır.

Çözüm yolları daha da arttırılabilir.Bu konuda federasyon,akil adamlarla bir araya gelerek görüş alış verişinde bulunabilir gibi, gibi...

DERS ÇIKARMAK(!)

Ev sahipliğini yaptığımız Avrupa Şampiyonası'ndan nasıl bir ders çıkardık ve neler öğrendik?

1-Sadece HAYALLERLE yaşanmayacağını,

2-Sadece altı boş temelsiz HAYALLERLE  ACI GERÇEKLERE ulaşılabileceğini,

3-Sadece,SALDIRIN ARSLANLAR EDEBİYATI ile skora endeksli başarıların gelemeyeceğini,

4-Başarı ve madalya için ÇOK SAYIDA MAÇ OYNAMA tecrübesine sahip elit oyuncular topluluğunun varlığına.

İŞTE HAYALLER VE ACI GERÇEKLER...

BİZLER NE SÖYLERSEK  SÖYLEYELİM,NE YAZARSAK YAZALIM TOP BASKETBOL FEDERASYONUNDA...

YETERKİ ONLAR İSTESİNLER VE GERÇEK BİR ADIM ATSINLER,DESTEK VE TEŞVİK BİZDEN...




AVNİ KÜPELİ Diğer Yazıları
Detay Sağ 1 - 300x250 (google)
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Detay Sağ 2 erboy  - 300x250